Sanal Kumar Ekonomi ve Gençliğimiz İçin Beka Meselesidir
GÜNAH ADASININ ARKASINDA YATAN GERÇEKLER
MOTOSİKLET KAZASI!
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
AKLINI VE ALNINI TERLETENLER
Suriye çadır kent sorunu
CHP’nin Eksiye Yürüyüşü
Özbekistan’da 9 Şubat Ali Şir Nevayi’nin 585.Doğum Günü ve Bahar Bayramı
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
ANNECİĞİM
ŞEMSİYENİ AÇ
Galibiyet Yine Yok ama Çok Yakın
Sahada futbol devamında umut vardı
Deprem Fırsat mı, Tehdit mi?
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
2017 yılında; "Kaybettik” isimli bir şiir yazmış; Fikir-Sanat-Kültür Adamları Derneği ve Aydınlar Ocağı Salı sohbetlerinde okumuştum. O şiiri tekrar hatırlayalım;
Kaybettik!
Dilarayı zayettik,
Dilrubaya aybettik,
Hiç dilşad olamadık,
İrfanımız kaybettik!
Gülzarlarda har olduk,
Yüzsüzlere yar olduk,
Yarana ağyar olduk,
İz'anımız kaybettik!
Musa'ları bilmedik,
İsa'ları bulmadık,
Sevgiliye varmadık,
İhlasımız kaybettik!
Dil kıraat almadı,
Kalp tilavet kılmadı,
Düşünceye dalmadı,
Tefekkürü kaybettik!
Amacım, moral bozmak, umutsuzluk pompalamak, dünyamızı karartmak değildir. Ama böyle bir gerçeklik yok mu toplumda? Böyle bir hamak içinde olduğumuz için "insanlık” kimliğimizi yitirmiş durumdayız!
"Dilârâyı za'y ettik” derken, gönülleri süsleyen, gönül alan, insan kazanan bütün güzellikleri yok etmedik mi? Hala da yok etmeye çalışmıyor muyuz? "ben yiyeyim sen yeme, ben iyiyim sen fena” anlayışı varlığını sürdürmüyor mu? Başı kaf dağında olanımız yok mu? Kibir dağlarında dolanan, "küçük dağları ben yarattım” diyen, bütün güzel hasletleri berhava edenlere rastlamıyor muyuz?
Tüm güzellikler kaybolunca "irfan” denilen ve bizi biz yapan değerlerimizi kaybetmedik mi?
"Kale içten fethedilir” denilen çok anlamlı bir söz vardı, nereye gitti? Hani; "Abdalan-ı Rum, Bacıyan-ı Rum, Gaziyan-ı Rum” anlayışı?
"Gülzarlarda har olduk” sözü; tüm güzellikleri kaybedince, gül bahçesini dikene çevirdik. Yüzsüzleri dost edindik, dostları düşman yaptık. Böyle olunca da "iz'an” dediğimiz güzel sıfatları kaybettik.
Hani sık sık; "Ne Musa'ya yarandık, ne İsa'ya yarandık, Muhammed'i küstürdük, ortada kaldık” sözünün şiire yansıyan şekli;
Musa'ları bilmedik,
İsa'ları bulmadık,
Sevgiliye varmadık,
İhlasımız kaybettik! Biçiminde söylendi.
İlk emir oku olmasına rağmen okumanın "o” sunu bile unuttuk. Halbuki okumak, en önemli ibadettir. Okuma olmadan ne namaz olur, ne oruç, ne zekat ve ne de hac…tabii okuyoruz derken, dilimiz ne okuduğunu bilmiyor. Okuma üç türlüdür; dil ile okuma; Kıraat, kalp ile okuma; tilavet, beyin ile okuma; tefekkür.
Dil kıraat almadı,
Düşünceye dalmadı,
Tefekkürü kaybettik!
Sonuç; okuma özelliği kaybolanın, ne düşüncesi kalır ve ne de tefekkürü! Tefekkür kaybolunca, inancımızda tortu beliriyor, İslam anlayışımız eksik oluyor. Dolayısıyla kendini bilmezlerin, "hoca” kılıklı din simsarlarının eteğine yapışıyoruz!
AKLINI VE ALNINI TERLETENLER
TEMİZ TOPLUM; ALLAH DUYGUSUYLA MEYDANA GELİR
KANALİZASYON PATLADI!
BERAT ETMEK İÇİN ÇABAMIZ VAR MI?
KÜLTÜRDE KONYA FARKI
İRFAN SOFRASINDA BULUŞMAK
KÜLTÜRE KAPI AÇANLAR
ZİRVEYE ÇIKMANIN YOLLARI
KİM SÖMÜRGECİ?
YAZARLIK HAYATIM VE EVRENSEL MESAJLAR