KONYA’DA ZAMAN

Konya; Hititler (M.Ö. 2000-1000), Frigler (M.Ö. 1000-700), Lidyalılar, Persler (M.Ö. 9. yüzyıl-330), Hellenler (M.Ö. 333-30),Seleukoslar (M.Ö. 312- 64), Bergama Krallığı ve Romalılar (M.Ö. 30-M.S.395)'ın egemenliği altında kalmıştır. Çevresinde bulunan en eski yerleşimler arasında Aşıklıhöyük (M.Ö.7000- 6800), Can Hasan (M.Ö. 6500) ve Çatalhöyük (M.Ö. 6700- 5700) sayılabilir. Şehrin güneyindeki; Cem Sultan Bahçesi olarak da adlandırılan Karahöyük'ün tarihçesi ise, Taş ve bakır çağlarına (M.Ö.3500-3000) kadar geri gitmektedir.

Uzun süre Hititlerin egemenliği altında kalan kent, M.Ö.1000'lerde Frigler tarafından alınmıştır.

Konya, M.Ö. 133'lerde Roma imparatorluğu topraklarına katılmıştır. Ünlü coğrafyacı Strabon, Konya'nın verimli bir ülke içinde küçük, ama kalabalık bir kent olduğunu yazar.

Konya, M.Ö. 7. bin yılından beri yerleşim yeri olmuş, pek çok medeniyete beşiklik etmiştir. Yazının M.Ö. 3500 yılında kullanılmaya başladığı hatırlanacak olursa, Konya'nın, ülkemizin en eski yerleşim merkezleri arasında yer aldığı söylenebilir.

Hititler ve Lidyalılar, M.Ö. 6. Yüzyılda; Persler, M.Ö. 4. Yüzyılda; Büyük İskender, Selevkoslar, Bergama Krallığı, M.Ö. 2. Yüzyılda; Roma, M.S. 395'te Konya ve çevresine hakim oldular.

Konya, M.Ö. 25 yılı dolaylarında Romalıların Galatia Eyaleti'ne dahil edilmiştir. Ünlü Fransız Mimarı ve seyyahı Charles Texier, Roma İmparatoru Tiberiuz zamanında Konya'nın Polemon'un mülkü olduğunu belirtir.

Romalılar zamanında Konya'nın dikdörtgen planlı bir kent olduğu, şehirde enine ve boyuna gelişmiş düzenli bir yol şebekesinin bulunduğu öne sürülmektedir.

M.S. 395 yılında Roma İmparatoru Theodosius'un ülkeyi iki oğlu arasında paylaştırmasıyla Konya Bizans İmparatorluğu topraklarına katılmıştır. Hıristiyanlığın yayılışı sırasında Aziz Paulos'un bu kente gelmesi ve o dönemde mevcut olduğu belirtilen Havra'da vaazlar vermesiyle önemli bir dinî merkez olmuştur.

Konya'nın Dinî bir merkez olmasının yanı sıra, Bizans döneminde önemli bir askerî üs olduğu da anlaşılmaktadır.

7.yüzyıl başlarında Sasaniler, bu yüzyılın ortalarında Muaviye komutasındaki Emeviler, şehri geçici de olsa işgal ettiler.

10.yüzyıla kadar bir Bizans eyaleti olan Konya; Müslüman Arapların akınlarına maruz kaldı. Malazgirt Zaferi'nden önce Konya'ya ilk gelen Türk Akıncıları Selçuklular oldu (1069).

Konya; Anadolu Fatihi, Selçuklu Kutalmışoğlu Sultan Süleymanşah tarafından fethedildi. Fetih tarihi hakkında değişik eserlerde farklı görüşlere yer verilmektedir. Ama şu bir gerçektir ki, Kutalmışoğlu Süleymanşah I. Konya'yı fethettikten sonra batıya yönelmiş, merkez olarak İznik'i seçerek, Anadolu Selçuklu Devleti'ni 1074 yılında kurmuştur. Buna göre Konya'nın fetih tarihi 1074'ten öncedir. Fetihle birlikte Konya'da Türk-İslâm egemenliği dönemi başlamıştır.

Putperest Romalılar zamanında Hıristiyanlar Konya'ya gelmişler, hatta Hz.İsa'nın Havarilerinden Paulus Konya'ya yerleşmiştir. Şimdiki Sırçalı Medrese yanındaki yer altı mabedi (Katakomp) kabul edilen yer, o ilk Hıristiyanların mabedi, zulümden kaçarak toprağın derinliklerinde Rablerine ibadet huzurunu tattıkları mekandı. ...

İlk fetihlerle ilgili anlatılan olaylardan birisi Ali Gâv ile ilgili olanıdır. Buna göre, "Postinpuş” (Posta bürünen) de denilen Ali Gâv, Konya'nın fethinde önemli rol oynamıştır.

İbrahim Hakkı Konyalı KONYA TARİHİ isimli eserinde bu kişi ile ilgili olarak şunları söyler: "Selçuk Sultanı Konya kalesini Gâvurdan alamamış, Ali Gâv tekkesinde yatan zat, bir gün öküz postuna bürünerek sığırlarla birlikte kale kapısından içeriye girmiş, gece kapıyı Türk askerine açmış, onlar da kaleyi fethetmişler. Ali Gâv da öldüğü zaman buraya defnedilmiştir.”

Konya ilk defa 1069 yılında fethedilmiştir. Süleyman Şah, ilk önce Halep ve Antakya'yı kuşattıktan sonra oyalanmadan yönünü batıya çevirdi. Anadolu'ya geçerek Konya ve çevresini mahalli Rum yöneticilerinden aldı.

Konya'nın fethi, İznik'e kadar Süleyman Şah'ın önünü açmıştır. Konya'yı "Martavkusta”'dan, Kevele Kalesini "Romanus Makri”'den alan Süleyman Şah'ın karşısına İznik kalesine kadar hiçbir düşman ordusu çıkmamıştır.

Bundan sonra Konya, ilk fetihlerle efsanelere karışıp ruhi tekamülü gerçekleştirme sürecine girmiştir...(KONYA'DA ZAMAN/kazım Öztürk)

 

Çocukluğum Konya'sı!

Çocukken; telden araba yapardık,
Bahçemizin meyvesini satardık,
Tarlamızdan karpuz kavun kopardık,
Ne güzeldi çocukluğum Konya'sı!

Bahçeliydi evler hep sekiliydi,
Akıllı değildi aşk ekiliydi,
Avlusunda çiçekler dikiliydi,
Ne güzeldi çocukluğum Konya'sı!

Komşularım vardı Kalfa Solaklar,
Sessizdi cadde sakindi sokaklar,
Temizdi doğa berraktı sulaklar,
Ne güzeldi çocukluğum Konya'sı!

Arnavut kaldırım asfaltsız yollar,
Yollara dizilmiş isteyen eller,
Ulaşım zorluğu gidilmez iller,
Ne güzeldi çocukluğum Konya'sı!

 

 

 

Termiyeciler çarşıyı gezerdi,
Askerler sılaya mektup yazardı,
Kayalı parkta gazozcular vardı,
Ne güzeldi çocukluğum Konya'sı!

Şenliklerimizde şeker kapardık,
Şivlilik öncesi fener yakardık,
Tatillerde çitlek gazoz satardık,
Ne güzeldi çocukluğum Konya'sı!

Bayramlarda yeni esvap giyerdik,
Komşu eli öper memnun ederdik,
Mahallemiz camiine giderdik,
Ne güzeldi çocukluğum Konya'sı!

Cüzler okuduk Kur'an'ı öğrendik,
Namazlıklarımız her an öğrendik,
Yorulmadık asla bir an öğrendik,
Ne güzeldi çocukluğum Konya'sı!

Ramazanda Konya başka olurdu,
Mahalleli camilere dolardı,
Ne güzel hatipler vaizler vardı,
Ne güzeldi çocukluğum Konya'sı!

Evden kalkıp şehre yaya giderdik,
Mehmet Ağamızla sohbet ederdik,
Sohbete doymaz, " geleceğiz” derdik,
Ne güzeldi çocukluğum Konya'sı!

Okullar okuduk daha nicesi…
Bitmez hatıramın gündüz gecesi,
Hayatımın unutulmaz hecesi,
Ne güzeldi çocukluğum Konya'sı! (12 ŞUBAT 2022)


Yazarın Diğer Yazıları