Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
Türk Lirasıyla Yapılan Dış Ticarette Rekor Artış
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
ATA YURDU AYMANAS
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Kur'an-ı Kerim'de: "Yiyin için fakat israf etmeyin. Allah israf edenleri sevmez” "Aklınızı niçin kullanmazsınız?” "Kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayın” İfadeleri mevcut.
Sevgililer sevgilisi Hz. Peygamber efendimiz de: "Tedbir gibi akıllılık yoktur”, "Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bilin; İhtiyarlık gelmeden gençliğin, fakirlik gelmeden zenginliğin, hastalık gelmeden sağlığın, meşguliyet gelmeden boş vaktin, ölüm gelmeden hayatın”, "İnsanlar iki şeyde aldanıyor; sağlık ve boş vakit”, "Münafığın alameti üçtür, konuştuğu zaman yalan söyler, emanete ihanet eder, verdiği sözde durmaz”, "Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin” buyurur.
Yüce kitabımızdaki emir ve yasaklar; farzdır yani ibadettir. Nasıl ki beşeri yasalara uyulmayınca müeyyideyle başbaşa kalınıyorsa, bundan daha önemli olan ilahi yasalara uyulmayınca da müeyyide üzerimizden eksik olmuyor. Mesela suyu israf ettiğimiz zaman; susuz kalmak, bu yüzden hayatımızın hastalıklarla ve ölümle sonuçlanacağı gibi sert bir müeyyide bizi beklemektedir. Ekmek israf deildiği zaman, açlık kapımızı çalar. Sadece bununla kalsa iyi, Rabbimiz yaptığımız bütün işlerin hesabını bizden soracak.
Bu hayat, bu vücut bize emanettir. Günü gelince emaneti sahibine teslim edeceğiz. Bize ait, bizim malımız olan yalnızca; yiyip tükettiğimiz, giyip eskittiğimizdir. Hiçbir kimse mezara kefenden başka bir şey götürmez. Aslında kefen de herkese nasip olmaz.
Öyleyse top yekun tasarruf etmek zorundayız. Bu tasarrufun önce kamudan başlaması lazım. Zira kamuda akla hayale gelmedik israf söz konusu. Kamu yani devlet kurumları ve devlet adamları tasarrufta örnek olur da halkımız bunu görürse "Örnekler göze hitabeder” anlayışıyla ister istemez halk, tasarrufa yönelecektir. Eğer enflasyon varsa-ki elbette, enflasyon milletin belini büküyor- bunun en önemli sebebi israftır.
Milleti israfa sürükleyen hastalıklar; "El ne der”, "Onun var benimn niye olmasın”, "bana ne, beni ilgilendirmez, ben maaşımı alıyorum ya, paşalar gibi yaşarım, yer içerim, kimse bana karışmaz”…
Her birimiz memleket gemisi içindeyiz. Eğer memleket gemisi batarsa, üst kattakiler de alt kattakiler de batar. O zaman: bana ne, batarsa alt kattakiler batar, ben üst kattayım, bana bir şey olmaz diyebilir miyiz?
Ailelerimizin, huzurlu, mutlu olmasını istiyorsak tasarrufa önem vermek zorundayız. İhtiyacımızın dışında harcamaya yönelmemeliyiz. Batıdan bize hayır gelmedi gelmiyor ve gelmeyecek. Başımıza gelen bütün badirelerin sebebi Batı taklitçiğimizdir. Toplumumuza; "moda” diye uyduruk ve kıytırık bir uygulama soktu, içinden çıkılması mümkün olmamaktadır!
Eğer aklımızı kullanmazsak hem dünyada hem de ahirette zor durumda kalırız. Öncelikle dünyada zorda kalırız ki kalmaktayızda zaten. İşte en açık örneği enflasyon. İşte hayat pahalılığı. Herkes ayağını yorganına göre uzatsa, herkes ihtiyacı olanı, zorunlu olanı alıp kullansa, pahalıya, gösterişe, lükse kaçmasa ne enflasyon kalır ne sıkıntı. Her lüks bir israftır. Her israf bizleri sıkıntıya sokan hayatımızı zehir eden zakkumdur.
Kaybettik!
Hoş kahveler içtik, dost hanesinden,
Telve dilde kaldı, nazı kaybettik,
Muhabbete daldık, şahanesinden,
Dost mazide kaldı, özü kaybettik!
Çok yakılar sardık, dert gitsin diye,
Merhemlerden sürdük, berkitsin diye,
Onulmaz yarayı, terk etsin diye,
Güzel temenniyi, sözü kaybettik!
Eğlendik ve güldük, safiyane hep,
Canana göz olduk, sahiyane hep,
Ahbaba can bulduk, dahiyane hep,
Sabırlarımızı, nazı kaybettik!
Gülmeyi kâr kıldık, mutlu gün için,
Maskeyi yar bildik, kutlu gün için,
Dostla bahar bulduk, tatlı gün için,
Sevinç tasa oldu, bizi kaybettik!
Kalp sevgiyi sildi, tekliyor şimdi,
Sevgi rafta kaldı, bekliyor şimdi,
Nadide yerinde saklıyor şimdi,
Hasretler içinde, sizi kaybettik!
ATA YURDU AYMANAS
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
YER GÖK ALBAYRAKTI!
RABBİM, ÜLKEMİZİ HER TÜRLÜ MUSIBETTEN MUHAFAZA EYLE!
KONYA’MIZIN KIRMIZI GÜLÜ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
SEN SENİ BİL SEN SENİ
SELÇUKYA KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ OLARAK BELEDİYELERDEN İSTEKLERİMİZ