Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
Türk Lirasıyla Yapılan Dış Ticarette Rekor Artış
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
ATA YURDU AYMANAS
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Hamdolsun; af, mağfiret, kurtuluş, nimetlerin sağanak sağanak yağdığı… üç aylara girmiş bulunuyoruz! Üç ayların ilk Cuma gecesi; Regaip kandili, ilk Perşembe günü de, “şivlilik” olarak kutlanır.
Şivlilik; tahminen 334 H.de vefat eden sufilerin meşhurlarından Ebubekir Muhammed Şiblî isimli zat, bir gece rüyasında Hz. Muhammed (SAV)’in ana rahmine Recep ayının ilk Perşembe günü intikal ettiğine muttali olur. Büyük bir sevinçle uyanarak bunu, oturduğu mahallesinin bütün evlerine müjdeler. Her ev sahibi de şükran nişanesi ve mutluluk vesilesi olarak ona bir parça yiyecek verirler. İşte bu âdet, Konya’nın çocukları tarafından devam ettirilmektedir. Şiblî’lik, Şiblî’ye ait anlamında, “ŞİVLİLİK” olmuştur.
Konya bölgesinde yaşayan manevi bir halk inancı olan; Namaz ve şivliliktir. Şivlilik, yalnızca Konya’ya ait bir uygulamadır. Halk arasında Üç aylara şu isim de verilirdi; ilk namaz, orta namaz, Ramazan. Şivlilik gelmeden önce bakkallar; trampetler, grapon kağıtları, fenerlerle dükkanlarını süslerdi! Dükkan adeta süs cümbüşüne dönerdi! Atarlar, kırtasiyeciler; dükkanlarının önüne rengarenk kağıt fenerler asardı. Atarlar içi sanki bayram havasına bürünürdü!
Şivlilikte çocuklar ellerine torbalarını alır, kendi mahallesinde kapı kapı dolaşarak, geldikleri evin önünde;
“şivli şivli şişirmiş,
Ergen oğlan pişirmiş,
İki çörek bir börek,
Bize şivlilik gerek,
Şivlilik!” diye bağrışırlardı!
Evin hanımı da; daha önceden hazırladığı kendi ürettikleri; kayısı kurusu, elma kurusu, pestil, ceviz ve badem içi, iğde, meneviş, kuru üzüm…den oluşan şivlilik’ten, gelen çocuklara bol bol verirlerdi! (Kazım ÖZTÜRK, “Konya’da Dini Hayat, NKM 2008, s. 156)
Konya’ya has bir kutlama olan Şivlilik, çocuklar için olsa bile kültürel yapının hala bozulmaya uğramadan sürdüğünün en önemli işaretidir.
Günümüzde müstakil evler, yerini apartmanlara ve sitelere bıraktığı için, bu âdet de yavaş yavaş kaybolmaya başladı! Günümüzde apartman sakinleri, aldıkları şivlilikleri kapıcıya vererek apartmanın önünde dağıtılmasını sağlıyorlar!
Betonlaşan binalarda, kültürümüz de betonlaşıyor! Şivlilikte olsun, bayramlarda olsun ve diğer kutsal günlerde olsun, hani, “ah nerde o eski günler?” dediğimiz, manen insana doygunluk veren, dayanışma, yardımlaşma, sevgi ve saygı… duyguları aşılayan kültürümüz erozyona uğramış vaziyette!
Bugün kim, kendisi yetiştirdiği ürününü çocuklara ve komşulara ikram ediyor? Bayramlarda, bayram ziyaretine gitmemek, sılayı rahim yapmamak için tatile kaçanları biliyoruz! Şunu bir türlü idrak edemiyoruz; hiç olmazsa bayramları vesile bilerek, hasbıhal etmenin, yılda iki kere de olsa akrabalarımızı ziyaret etmenin hazzını alamıyoruz!
ATA YURDU AYMANAS
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
YER GÖK ALBAYRAKTI!
RABBİM, ÜLKEMİZİ HER TÜRLÜ MUSIBETTEN MUHAFAZA EYLE!
KONYA’MIZIN KIRMIZI GÜLÜ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
SEN SENİ BİL SEN SENİ
SELÇUKYA KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ OLARAK BELEDİYELERDEN İSTEKLERİMİZ