SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
TÜRKİYE’NİN ÇELİK ZIRHI: CUMHUR İTTİFAKI...
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
“İYİ Kİ VARSINIZ“
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
Yaptıklarımızı benimsemenin yeni adı; "içselleştirmek” tir. Yani, her yapılana bir anlam yüklemek, yapılanları samimiyete büründürmek, eylem, uygulama…
İçselleştirmeyi daha doğrusu ve en samimi ifadesi olan; "benimsemek” i hep ihmal ediyoruz. Her şeyde gösteriş, her durumda riyakârlık, başkalarına yaranmak… adeta mesleğimiz olmuş!
Kıldığımız namazlarda samimiyet yok! "nereden biliyorsun samimiyetin olmadığını? İçimizi mi okuyorsun? Üstten ölçme” dediğinizi veya diyeceğinizi tahmin ediyorum. "Namaz, insanı kötülükten alıkor” böyle bir ilke var mı? Bu ilkeye rağmen ahlakımızda düzelme var mı? Namaz kılıyoruz, pekiyi bu namaz insanlara nasıl yansıyor? Acaba yansıyor mu? Yoksa camide mi bırakıyoruz namazı? "Sarhoşken namaza yaklaşmayın” deniyor. Buradaki sarhoşluk; içki sarhoşluğu olduğu gibi, şuursuz, bilinçsiz… namaz kılmayın demektir. Namazlarımız, sevgili peygamberimizin, Hz. Ali'nin namazı gibi olursa bir anlam taşır.
Yine, her gün beş vakit namazlarımızda her rekatta, günde kırk defa; "Yalnız sana ibadet eder, yalnız senden yardım dileriz…” diyor muyuz? Buna karşılık; parayı, makamı, menfaati, çıkarı, dünyayı ilah ediniyor muyuz? Edinmiyor muyuz? Bütün dünyevi meseleleri ilah edindikten sonra, "Yalnız senden yardım dileriz”in bir manası oluyor mu? İbni Arabi; "sizin taptıklarınız, ayaklarımın altında” diyor. Yani siz; mala, altına, gümüşe, dünyaya tapıyorsunuz, onları ben ayaklarımın altına alıyorum demek istiyor.
İnsanı; ezberde olan Kur'an değil, uygulanan, hayatımıza giren Kur'an kurtarır. Kur'an hafızı olmak, elbette çok güzel bir olay. Kur'an hafızlarında alzehimer hastalığı görülmüyor. Keşke hepimiz hafız olabilsek. Ama en güzel olanı; Kur'anın içindekileri hayatımıza uygulamaktır.
İçimizde saklı kalan iman değil, eyleme geçen, insanlara yansıyan, veren el olan iman yarar sağlar. Bu yüzden iman ile ameli salih Kur'anda birlikte zikredilir.
Güzel ezan ve Kur'an okuyan değil,ezanın uygulanması, çarşıda, pazarda, evde, sokakta, okulda, iş yerinde, fabrikada, yolda, otobüste, trende, tramvayda, metroda, metrobüste, vapurda, gece ve gündüz....her yerde bizimle olan Kur'an bize ışık olur.
Duvarda asılı duran, süslü kılıflarda saklanan, bayramda, seyranda, cenazelerde, mezarlıklarda.... okunan değil, her zaman okunan, elimizden, gönlümüzden düşmeyen, okuyarak eskittiğimiz Kur'an rehberlik yapar!
Gerçekten bayramın kıymetini biliyor muyuz?
"Bayram" sadece altı harften ibaret bir kavram değil. Bayram; ziyaret, Bayram; barışmak, Bayram; sıla-i rahim, Bayram; yüz yüze bakabilmek, Bayram; alnımız ak, yüzümüz pak olmak, Bayram; sevinç, mutluluk...Bayram; vatan, Bayram; Allah'a yakınlaşmak, O'na Kurban olmak.
Allah'a ne kadar yakınız? O, bize şah damarımızdan daha yakın, ya biz? Kurban bayramında o kadar hayvanı kurban ediyoruz, acaba bunun gerçekten Allah'a yakınlaşmak, O'nun rızasını almak ve nefsimizi, şeytani duygularımızı, şeytanı taşlar gibi taşlamak gerektiğinin farkında mıyız? Mal sevgisini kurban etmek, Allah yolunda her şeyimizi vereceğimizin sembolü olduğunu idrak ediyor muyuz?
Bayram Günleri
Kirlenen ruhlara rahmetler yağar,
Kararan güneşi gündüzler sağar,
Mutsuz gönüllerde umutlar yanar,
Bayram günleri.
Ölü toprağın dirildiği anı,
Bahçeden gülün derildiği anı,
Berat defterinin verildiği anı,
Hatırlayalım Bayram günleri.
Yıkık boyunlar tebessüm etsin,
Darılmış, kırılmışlarla teşerrüf etsin,
Adavete, kasavete teessüf etsin
Bayram günleri.
Her can mutlu olur, yan yana el ele..
Kin ve riya yok, hele velvele..
Esamisi okunmasın, bir dene
Bayram günleri.
Kaybettik!
Dilarayı zayettik,
Dilrubaya aybettik,
Hiç dilşad olamadık,
İrfanımız kaybettik!
Gülzarlarda har olduk,
Yüzsüzlere yar olduk,
Yarana ağyar olduk,
İz'anımız kaybettik!
Musa'ları bilmedik,
İsa'ları bulmadık,
Sevgiliye varmadık,
İhlasımız kaybettik!
Dil kıraat almadı,
Kalp tilavet kılmadı,
Düşünceye dalmadı,
Tefekkürü kaybettik!
SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
BİLMEK YETMİYOR
DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
UBUNTU
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ