YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
10 Ocak 2022 Pazartesi günü, Büyükşehir Belediyesi ve Gazeteciler cemiyetinin organize ettiği: "ÇALIŞAN GAZETECİLERİ GÜNÜ” programına katıldım. Aslında her yazarın kendi gazetesinin bulunduğu masada olması, yazar dostlarla sohbet etmesi normal olandı fakat içeri girer girmez:
-"Kazım hocam burası boş” diyen dostların davetine dayanamadım ve ilişiverdim oracığa. Salon doluydu, herkesin gözünde ve yüzünde mutluluk vardı. Çoktandır gazeteci ve yazar dostlarla birlikte olamamıştık, özlemişiz. Teşekkür ederim bu organizasyonu yapan herkese. İhmal edilmesin zaman zaman bir araya gelmek için çareler aransın. Muhabbetleri yazmak, sohbetleri kaleme almak, sıcak tebessümlere bir anlam yüklemek… ne güzel bir davranış öyle değil mi?
Yazmak, dünyanın en mutluluk veren işidir. Eli kalem tutan, okumayı beceren herkesin mutlaka yazması gerekir. Hele mesleği "Öğretmen” olanların yazmadan kaçması düşünülemez. Yazmak için okumak şarttır. Okumayan yazamaz.
"Okumadan alim yazmadan katip” diye bir söz var. Evet gerçekten okumadan bilgi sahibi olunmaz. Yazıya dökmeden de bir şeyleri yazdım diyemezsiniz. Bu yüzden ilk emir; "Oku” olmuştur. Okumayı sadece kitap olarak düşünemeyiz.
"Çok gezen mi bilir? Çok okuyan mı?” diye de güzel sözümüz var. Aslında gezerek, görerek, dokunarak, sorarak, yaşayarak… bilgi sahibi olmak güzeldir.
Hayat bir değirmen, öğütür insanı zaman içinde. Ömür bir süreç, terbiye eder insanı an içinde. Biz farkına varmayız, varamayız belki ama eninde sonunda insan, adeta tornadan çıkmış bir nesne gibi dümdüz olur.
Zaman, bazen bize keşkeleri söyletir. Bazen pişmanlıkları oynarız, bazen de kılımız kıpırdamaz. İlkeler açık, mesela; "kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayın”, "Niçin yapmadığınızı söylersiniz?”, "Niçin düşünmezsiniz?”, "Sizin duanız olmasa, Allah size ne diye değer versin?”, "Başkasının tanrısına sövmeyin ki, o da sizin Allah'ınıza sövmesin”, "Senin dinin sana, benim dinim bana”…
"Keşke”lerle Kavruluyoruz!
O yandan bu yana savruluyoruz,
Her an "Keşke”lerle kavruluyoruz,
Nere gidiyoruz ne oluyoruz?
Niçin "Keşke”lerle kavruluyoruz?
Nedamet rüzgârı başta esiyor,
Gönüller öldürüp nefes kesiyor,
Her gün binlerce kez ipe asıyor,
Hala "Keşke”lerle kavruluyoruz!
Mevsim hazan oldu yaprak düşüyor,
Havalar soğudu her yan üşüyor,
Gözler kan ağlıyor yaşlar taşıyor,
Hala "Keşke”lerle kavruluyoruz!
Bak iki kere iki dört etmiyor,
Ellerde derman yok ayak tutmuyor,
Yediğimiz yemek lezzet katmıyor,
Niçin "Keşke”lerle kavruluyoruz?
Zamanın kadrini hiç bilemedik,
Ömür boşa gitti ders alamadık,
Yaşları silecek el bulamadık,
Her gün "Keşke”lerle kavruluyoruz!
Sık sık ölenleri görüyor muyuz?
Allah kelamına varıyor muyuz?
Aklımız "Oku”ya yoruyor muyuz?
Neden "Keşke”lerle kavruluyoruz?OSMANLI’YI KONYA KURDU
DOSTLARIN KALEMİNDEN (2)
DOSTLARIN KALEMİNDEN
SELÇUKYA, YENİ BİR PROJEYE DAHA İMZA ATTI
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
BAŞKASINI ELEŞTİRMEDEN ÖNCE KENDİMİZİ ELEŞTİRİYE TABİ TUTALIM
TEMİZ TOPLUM KUR’ANCA TEFEKKÜRLE MÜMKÜNDÜR
OKULLARDA ŞİİR SEVGİSİ
KUR’AN’A UYSAYDIK, BU BADİRELER GİRMEZDİK!
NEDEN BU HALE GELDİK?