SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
Şehir Diplomasisinde Tarihi Konya Zaferi
KIYAMETE KADAR TÜRKLERE VERİLEN GÖREV “KÂBE MUHAFIZLIĞI”
Cevher mi, Cüruf mu, Köpük müyüz?
BU ONUR KONYA’NIN, BU BAŞARI UĞUR İBRAHİM ALTAY’IN
IBAN hesaplarıyla ilgili yeni düzenleme yolda
TÜRKİYE’NİN ÇELİK ZIRHI: CUMHUR İTTİFAKI...
Mezuniyet Törenleri ve İkiyüzlülüğümüz
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
AŞÛRE GÜNÜ VE KANAYAN YARAMIZ KERBELA
“İYİ Kİ VARSINIZ“
Selçuklu Konferansları ve Ölümsüzleşen Mirası
Necmeddin Kübra Uluslararası Sempozyumu ve Ebu Reyhan Biruni Ürgenç Devlet Üniversitesi
EN İYİ ARKADAŞIM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
AKŞAM OLMAKTA
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
29 Mayıs 2018 tarihinden itibaren 70. Yaşımdan işlemeye, daha doğrusu, ömrümün kalan kısmını kullanmaya başlayacağım, Rabbim izin verirse. Yani yaş, 70'e merdiven dayamış bulunuyor. Hani eskiler; "yaş yetmiş, iş bitmiş” derlerdi ya. Herhalde benim de durumum öyle!
Her yılın, her yaşın kendine göre bir özelliği ve güzelliği var. Buna kimileri; "olgunluk”, kimileri; yaşlılık”, kimileri; "artık ecelin kapıyı çalmaya ramak kaldığı zaman” derler.
"Yaşlanıyor muyuz? Yoksa zaman mı bitiyor?” Biz, kendimizi ne kadar teselli etmeye çalışsak da, kabul etmesek de zaman bitiyor, ecel saati sona doğru geliyor! Doğumumdan bugüne kadar geçen zaman dilimini tefekkür ediyorum da; "elim hamur, karnım aç” kabilinden bir durum çıkıyor karşıma! Ergenlik yaşıma kadar olan 12 yılı bir kenara çıkartırsak, geriye 57 yıl kalıyor. Dönp bakıyorum, bir arpa boyu yol alamamışım! Şu an, gözlerimi kapatıp, ölüm şerbetini içsem, "Rabbıma ne yüzle varacağım?” diye kendime soruyorum, bir cevap alamıyorum. Demem o ki, dünyayı lay lay lom sanmışım!
Ölüm Gerçeği
Ölüm, herkesin geçtiği köprü!
Ölüm; hayata vurulan düğüm!
En acı gerçek gördüğüm!
Kaçabilir misin?
Yaşın kaç olursa olsun,
Nerede yaşarsan yaşa?
Kim olursan ol?
Mezar kaçınılmaz son!
Çıkış noktan ilahi,
Varış noktan rahmani.
İki çizgi arasındasın,
Anlamsız bakma mezara,
Mezar bir ibret!
Ölüm bir ibret!
Hani nerde; o ulu kişiler?
Dünyaya zulüm kusanlar,
Dinden, imandan kudurup kaçanlar…
Kur'ana zincir vuranlar,
Allah'ı saf dışı koyanlar!...
Her gün ölenleri gör,
Mezara girenleri gör.
Annen, baban, yakınların…
Sevdiklerin birer birer,
Hatta sen bu sona hazır mısın?
Ölümden kaçabilir misin?
Umut!
Ne yaparsın hayat bu!
İstediğini bulamazsın,
Ne umut eder, ne hayaller kurarsın!
Herşey pespembe değil,
Kimi zaman düşer, kimi zaman kalkarsın!
Zaman Bitiyor!
Yaş ilerliyor, artık zaman bitiyor,
Dünya kapısının ucu görünüyor.
Vakit sona eriyor, eman bitiyor,
İstenmeyen Azrail, acı görünüyor.
Dünü düşündüm durdum, heyhat,
Kaçmış fırsat, pörsümüş hayat,
Hakkın emrine dayatabilirsen dayat!
Elim boş, gönlüm boş, ruhum boş…
Boşluklar içinde kalmışım, nahoş!
TEŞEKKÜR; Doğum günümü; sosyal medya üzerinden, telefonla, bizzat kutlayan tüm gönül dostlarıma sonsuz teşekkür ederim. Allah cümlesinden razı olsun.
SELÇUKYA AKLINI TERLETMEYE DEVAM EDİYOR!
BİLMEK YETMİYOR
DÜNYAYA GELMEKLE İŞ BİTMİYOR
UBUNTU
ULUSLARARASI İSLÂMÎ İSTİŞARE
MÜSLÜMANIN HAYATI HİCRETTİR
HAYATIMIZI NASIL GEÇİRİYORUZ?
HAYAT DEDİĞİMİZ
ACI BAŞLANGIÇ, HAYIRLI SONUÇ!
YAZMAK, DÜNYANIN EN MUTLULUK VEREN İŞİ