YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
29 Mayıs 2018 tarihinden itibaren 70. Yaşımdan işlemeye, daha doğrusu, ömrümün kalan kısmını kullanmaya başlayacağım, Rabbim izin verirse. Yani yaş, 70'e merdiven dayamış bulunuyor. Hani eskiler; "yaş yetmiş, iş bitmiş” derlerdi ya. Herhalde benim de durumum öyle!
Her yılın, her yaşın kendine göre bir özelliği ve güzelliği var. Buna kimileri; "olgunluk”, kimileri; yaşlılık”, kimileri; "artık ecelin kapıyı çalmaya ramak kaldığı zaman” derler.
"Yaşlanıyor muyuz? Yoksa zaman mı bitiyor?” Biz, kendimizi ne kadar teselli etmeye çalışsak da, kabul etmesek de zaman bitiyor, ecel saati sona doğru geliyor! Doğumumdan bugüne kadar geçen zaman dilimini tefekkür ediyorum da; "elim hamur, karnım aç” kabilinden bir durum çıkıyor karşıma! Ergenlik yaşıma kadar olan 12 yılı bir kenara çıkartırsak, geriye 57 yıl kalıyor. Dönp bakıyorum, bir arpa boyu yol alamamışım! Şu an, gözlerimi kapatıp, ölüm şerbetini içsem, "Rabbıma ne yüzle varacağım?” diye kendime soruyorum, bir cevap alamıyorum. Demem o ki, dünyayı lay lay lom sanmışım!
Ölüm Gerçeği
Ölüm, herkesin geçtiği köprü!
Ölüm; hayata vurulan düğüm!
En acı gerçek gördüğüm!
Kaçabilir misin?
Yaşın kaç olursa olsun,
Nerede yaşarsan yaşa?
Kim olursan ol?
Mezar kaçınılmaz son!
Çıkış noktan ilahi,
Varış noktan rahmani.
İki çizgi arasındasın,
Anlamsız bakma mezara,
Mezar bir ibret!
Ölüm bir ibret!
Hani nerde; o ulu kişiler?
Dünyaya zulüm kusanlar,
Dinden, imandan kudurup kaçanlar…
Kur'ana zincir vuranlar,
Allah'ı saf dışı koyanlar!...
Her gün ölenleri gör,
Mezara girenleri gör.
Annen, baban, yakınların…
Sevdiklerin birer birer,
Hatta sen bu sona hazır mısın?
Ölümden kaçabilir misin?
Umut!
Ne yaparsın hayat bu!
İstediğini bulamazsın,
Ne umut eder, ne hayaller kurarsın!
Herşey pespembe değil,
Kimi zaman düşer, kimi zaman kalkarsın!
Zaman Bitiyor!
Yaş ilerliyor, artık zaman bitiyor,
Dünya kapısının ucu görünüyor.
Vakit sona eriyor, eman bitiyor,
İstenmeyen Azrail, acı görünüyor.
Dünü düşündüm durdum, heyhat,
Kaçmış fırsat, pörsümüş hayat,
Hakkın emrine dayatabilirsen dayat!
Elim boş, gönlüm boş, ruhum boş…
Boşluklar içinde kalmışım, nahoş!
TEŞEKKÜR; Doğum günümü; sosyal medya üzerinden, telefonla, bizzat kutlayan tüm gönül dostlarıma sonsuz teşekkür ederim. Allah cümlesinden razı olsun.
OSMANLI’YI KONYA KURDU
DOSTLARIN KALEMİNDEN (2)
DOSTLARIN KALEMİNDEN
SELÇUKYA, YENİ BİR PROJEYE DAHA İMZA ATTI
TÜRKLERDE EĞİTİM, EDEBİYAT VE ŞİİR
BAŞKASINI ELEŞTİRMEDEN ÖNCE KENDİMİZİ ELEŞTİRİYE TABİ TUTALIM
TEMİZ TOPLUM KUR’ANCA TEFEKKÜRLE MÜMKÜNDÜR
OKULLARDA ŞİİR SEVGİSİ
KUR’AN’A UYSAYDIK, BU BADİRELER GİRMEZDİK!
NEDEN BU HALE GELDİK?