Özbekistan’da 14 Şubat ve Babürlülerin Kurucusu Zahîrüddîn Muhammed Doğum Günü
Sanal Kumar Ekonomi ve Gençliğimiz İçin Beka Meselesidir
GÜNAH ADASININ ARKASINDA YATAN GERÇEKLER
MOTOSİKLET KAZASI!
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
AKLINI VE ALNINI TERLETENLER
Suriye çadır kent sorunu
CHP’nin Eksiye Yürüyüşü
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
ANNECİĞİM
ŞEMSİYENİ AÇ
Galibiyet Yine Yok ama Çok Yakın
Sahada futbol devamında umut vardı
Deprem Fırsat mı, Tehdit mi?
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
29 Mayıs 2018 tarihinden itibaren 70. Yaşımdan işlemeye, daha doğrusu, ömrümün kalan kısmını kullanmaya başlayacağım, Rabbim izin verirse. Yani yaş, 70'e merdiven dayamış bulunuyor. Hani eskiler; "yaş yetmiş, iş bitmiş” derlerdi ya. Herhalde benim de durumum öyle!
Her yılın, her yaşın kendine göre bir özelliği ve güzelliği var. Buna kimileri; "olgunluk”, kimileri; yaşlılık”, kimileri; "artık ecelin kapıyı çalmaya ramak kaldığı zaman” derler.
"Yaşlanıyor muyuz? Yoksa zaman mı bitiyor?” Biz, kendimizi ne kadar teselli etmeye çalışsak da, kabul etmesek de zaman bitiyor, ecel saati sona doğru geliyor! Doğumumdan bugüne kadar geçen zaman dilimini tefekkür ediyorum da; "elim hamur, karnım aç” kabilinden bir durum çıkıyor karşıma! Ergenlik yaşıma kadar olan 12 yılı bir kenara çıkartırsak, geriye 57 yıl kalıyor. Dönp bakıyorum, bir arpa boyu yol alamamışım! Şu an, gözlerimi kapatıp, ölüm şerbetini içsem, "Rabbıma ne yüzle varacağım?” diye kendime soruyorum, bir cevap alamıyorum. Demem o ki, dünyayı lay lay lom sanmışım!
Ölüm Gerçeği
Ölüm, herkesin geçtiği köprü!
Ölüm; hayata vurulan düğüm!
En acı gerçek gördüğüm!
Kaçabilir misin?
Yaşın kaç olursa olsun,
Nerede yaşarsan yaşa?
Kim olursan ol?
Mezar kaçınılmaz son!
Çıkış noktan ilahi,
Varış noktan rahmani.
İki çizgi arasındasın,
Anlamsız bakma mezara,
Mezar bir ibret!
Ölüm bir ibret!
Hani nerde; o ulu kişiler?
Dünyaya zulüm kusanlar,
Dinden, imandan kudurup kaçanlar…
Kur'ana zincir vuranlar,
Allah'ı saf dışı koyanlar!...
Her gün ölenleri gör,
Mezara girenleri gör.
Annen, baban, yakınların…
Sevdiklerin birer birer,
Hatta sen bu sona hazır mısın?
Ölümden kaçabilir misin?
Umut!
Ne yaparsın hayat bu!
İstediğini bulamazsın,
Ne umut eder, ne hayaller kurarsın!
Herşey pespembe değil,
Kimi zaman düşer, kimi zaman kalkarsın!
Zaman Bitiyor!
Yaş ilerliyor, artık zaman bitiyor,
Dünya kapısının ucu görünüyor.
Vakit sona eriyor, eman bitiyor,
İstenmeyen Azrail, acı görünüyor.
Dünü düşündüm durdum, heyhat,
Kaçmış fırsat, pörsümüş hayat,
Hakkın emrine dayatabilirsen dayat!
Elim boş, gönlüm boş, ruhum boş…
Boşluklar içinde kalmışım, nahoş!
TEŞEKKÜR; Doğum günümü; sosyal medya üzerinden, telefonla, bizzat kutlayan tüm gönül dostlarıma sonsuz teşekkür ederim. Allah cümlesinden razı olsun.
AKLINI VE ALNINI TERLETENLER
TEMİZ TOPLUM; ALLAH DUYGUSUYLA MEYDANA GELİR
KANALİZASYON PATLADI!
BERAT ETMEK İÇİN ÇABAMIZ VAR MI?
KÜLTÜRDE KONYA FARKI
İRFAN SOFRASINDA BULUŞMAK
KÜLTÜRE KAPI AÇANLAR
ZİRVEYE ÇIKMANIN YOLLARI
KİM SÖMÜRGECİ?
YAZARLIK HAYATIM VE EVRENSEL MESAJLAR