Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Eko -Trump Ekonomi Yorumcularının Ayarlarını Bozdu
DOSTLARIN KALEMİNDEN
KADIN, ERKEK VE KAYBOLAN DENGE
NESİLLLERİMİZİ HAKİKATİN DOĞRULARIYLA YETİŞTİRMELİYİZ
Yolun Sonu Kupa Olsun
Final sana yakıştı
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
Bakanlıkların Baş Belâsı: İletişimsizlik
Vasatlıktan Çıkış Nasıl Olur?
5G NE KADAR GÜVENLİ?
İMAM BUHARİ’YE İHTİRAM, HALKA SELAM VE TAAM
Bir Dergi Kapağından Türbelerin Hafızasına
YARATILIŞ GAYEMİZ
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
RED ETME
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Zor bir coğrafyanın bin yıllık sahibiyiz. Sorumluluğumuz büyük. Tüm dünyanın gözü bu topraklarda… Bu topraklara sahip olanın, Dünya'da söz sahibi olacağını herkes biliyor.
Bir gazeteci olarak bazen yoğun ve ateşli gündemin sıcağında bunalmıyor değilim. O zamanlarda, keşke millet olarak Kuzey Avrupa veya benzeri sakin bir coğrafyada yaşasaydık diye düşünüyorum. Rahat ama iddiasız.
Bu coğrafyaya sahip olanın mutlaka iddiası olmalı. Hedefi olmalı. Tıpkı Selçuklu ve Osmanlı ecdadımız gibi. Onların "ilayı kelimetullah” gibi bir iddiası olmasaydı, ayakta durabilirler miydi?
Anadolu topraklarında eğer bir iddianız yoksa başınıza gelecek iki şey var. Birincisi sahip olduğunuz toprakları kaybetmeme korkusu. İkincisi zamanla bu topraklardan silinip gitme hakikati.
Birinci cihan harbinden sonra, onlarca yıl her yönü ile enkaza dönmüş küçük bir kara parçasına sıkışıp kalmanın ezikliğini yaşadık. Cihana sığmayan bir idealin mirasçıları için bu adeta ölüm demekti. Ama yapacak bir şey yoktu. Mağlup olmuştuk. Yenilmişlik psikolojisini bir an önce üzerimizden atmamız gerekiyordu, ama başaramadık.
Aynı savaşta bizimle birlikte yenilen Almanya, fazla değil 20 yıl gibi kısa bir süre içerisinde toparlanıp yeniden süper güç durumuna gelirken, biz yerimizde saydık. İkinci dünya savaşını topraklarımıza teğet geçirdik ama istenilen çıkışı ondan sonra da yapamadık.
Çünkü, iddiamızı kaybetmiştik ve bizi yeniden ateşleyecek liderlerimiz hiç olmadı. Hep zevahiri kurtarmaya çalıştılar.
Yüz yıl sonra ilk defa, milletin bağrında çıkan, milletle barışık ve milleti için yaşayan bir lidere sahip olduk. Her şey bir anda değişti. Türkiye'ye 15 yılda 3 Türkiye eklendi. İşte tahammül edemedikleri konu bu.
Körfez'de kıvılcımı tutuşturulan ateşi söndürmeye giderken hep onu düşündüm. Giderken gündem Körfez krizi, gelirken Filistin. Hangi bir yere yetişsin? Ama durmuyor, koşuyor ve yetişiyor.
Az önce Grup toplantısında onun tüm ümmeti kucaklayan konuşmasını dinlerken dudaklarımda gayri ihtiyari "rabbim sana güç kuvvet versin” duası dökülüverdi.
Şükür ki artık bir iddiamız var.
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Konya’nın Gizli Mimarları
Bir Neslin Kırılma Noktası: İstikamet…!
Hesap Tutmadı: Washington’ın İran Yanılgısı
Sultan Selim restorasyonda… Meydan’a mescit talebi
İran Çetin Ceviz Çıktı
8 Mart’ın Hatırlattığı Büyük Hakikat: Veda Hutbesi
Müslümanların Büyük İmtihanı “Ne tarafta yer alacağız?”
Konya Büyükşehir Belediyesi uzaya taşınıyor.
Tabeladaki “Konya’’ Gerçekten Konya mı?