DKMP Genel Müdürü Kadir Çokçetin, Genel Müdürlüğün çalışmaları ve 2025 yılı faaliyetlerine ilişkin bilgi verdi.
Doğal afet, yaralanma, hastalık ve bitkin düşme gibi sorunlar yaşayan yaban hayvanlarını tedavi ederek doğal ortamlarına saldıklarını anlatan Çokçetin, söz konusu tedavi süreçlerini 2000'li yılların başına kadar üniversiteler, sivil toplum kuruluşları (STK) veya belediyelerle işbirliği yaparak gerçekleştirdiklerini söyledi.
Çokçetin, bunun haricinde 11 ilde kurdukları rehabilitasyon merkezlerinde de doğaya salım işlemlerini gerçekleştirdiklerini bildirerek, böylece söz konusu işlemlerin daha kurumsal ve kapsamlı bir yapıya kavuştuğunu söyledi.
Genel Müdürlük bünyesinde gerçekleştirilen rehabilitasyon çalışmalarına ilişkin de bilgi veren Çokçetin, "2012-2024 yıllarında 73 bine yakın yaban hayvanı tedavi edilerek yeniden doğaya salındı. 2025 yılında da 11 bin yaban hayvanı, yine tedavilerinin sonucunda doğaya salınmış bulunuyor." diye konuştu.
Çokçetin, rehabilitasyon merkezlerinde acil müdahale, görüntüleme, cerrahi ve yoğun bakım hizmetlerinin yanı sıra türlere özgü davranış rehabilitasyonu programlarının uygulandığını aktararak, salım öncesi sağlık taraması ile paraziter ve enfeksiyöz hastalık kontrollerinin de yapıldığını belirtti.
Salım sonrası geri bildirim ve izleme amacıyla işaretleme, halkalama, elektronik verici gibi teknikler kullandıklarını dile getiren Çokçetin, böylece, hayvanların ne yaptığı veya doğaya adapte olup olamadıkları gibi konuları izlediklerini söyledi.
"Toplam 1 milyon 28 bin kanatlı hayvanı üretip doğaya saldık"
Çokçetin, keklik ve sülün üretimi yaparak bunların doğal döngüye yeniden kazandırılmasını, ekosisteme katkı sağlanmasını ve biyoçeşitliliğin korunmasını hedeflediklerini vurgulayarak, "Afyonkarahisar, Kahramanmaraş, Yozgat, Gaziantep ve Malatya'da keklik, Samsun, İstanbul ve Gümüşhane'de de sülün üretim istasyonlarımız bulunuyor. Burada üretilen kanatlı yaban hayvanlarımızı doğaya salarak hem yaban hayatı popülasyonunu destekliyoruz hem de doğal popülasyonlar üzerindeki yırtıcı baskısını azaltmayı hedefliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Keklikleri kene popülasyonunun azaltılmasına katkı sağlamak amacıyla doğaya saldıklarını aktaran Çokçetin, şöyle devam etti:
"Sülünleri de Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere kahverengi kokarcayla biyolojik mücadeleye katkı sunması amacıyla argüman olarak kullanıyoruz. Bu kapsamda da geçen yılın başından bu yana 36 bin 250 keklik ve 9 bin sülünü doğaya saldık ve salım programımızı tamamladık. 2014'ten bu yana 281 bin 942 keklik, 246 bin 200 de sülün doğaya salındı. Yani toplam 1 milyon 28 bin kanatlı hayvanı bu şekilde üretip doğaya salmış bulunuyoruz. Kahverengi kokarcayla mücadelede Ordu, Samsun ve Giresun'u sülün salımında özellikle tercih ettik. Bu hayvanları salarken 3 yıl boyunca bu bölgeleri ava kapatıyoruz. Bu hayvanların tutunması, korunması için de önlem alıyoruz."
Vatandaşlara yasa dışı avcılığa yönelik ihbar çağrısı
Çokçetin, keklik ve sülünlere yönelik yasa dışı avcılıkla ilgili de vatandaşlara çağrıda bulunarak, mevzuat çerçevesinde belirlenen zaman dilimi veya yerler dışında kaçak avlanma yapan kişilerin ilgili kurumlara ihbar edilmesini istedi.
Kaçak avcılıkla mücadele edilmediği sürece söz konusu popülasyonu korumanın her geçen gün zorlaştığına dikkati çeken Çokçetin, şunları kaydetti:
"Bunun dışında bazen insanlar yaralı veya yavru yaban hayvanı bulabiliyor, 'yalnız kaldı' gibi düşünerek koruma içgüdüsüyle hemen birimlerimizi arayıp teslim ediyor. Ama şu konuyu atlamamak lazım, bu tür hayvanlar yavrularını beslemek için bir yerde bırakarak yem arayışına giriyor ve sonra yavrusunun yanına dönüyor. O yavruyu siz aldığınız zaman mecburen artık rehabilitasyon merkezinde bakılmak zorunda kalıyor. Vatandaşlardan bunlara da dikkat etmelerini rica ediyoruz. Gözlemlenmesi gerekiyor, uzman ekiplerimiz zaten inceleyip, gerçekten yardıma muhtaç bir durumda olup olmadığını tespit ettikten sonra gerekli müdahaleyi yapacaktır."
Kaynak: AA