Deneme Kabinlerinde Ruhlar

Haksızlıkla çalınan hayatlar Ardında bırakılan kocaman ‘Ah' lar . Kılıcını başkasının alın teri ile bileyleyen süvari

Varacağın yer neresi ?

Kiminin elini

kiminin yüzünü

kiminin yeteneğini

kiminin fikrini çalıyoruz.

Vazgeçilmez bir ötekinin hayatı avcılığı...

Yakıştırdığımız

Takıştırdığımız

Yapıştırdığımız eyreti ama ‘olsundu'lar

Kendi bardağının boş kısmını görmeyen, başkasının taşan suyuna ağzına dayan dudaklar.

Senin ağzından çıkan başkasının ağzına dolanır.

Benim hayallerim berikinin yamacında uzanır.

Koca bir sessizlikte kurduğumuz yalancı orkestra

Bilmediğimiz notalarda gezinen parmaklar

Arayış mı ? Çalmak mı ? Özenti mi ? İmreniş mi?

Olmuyor !

Üzerine oturmuyor

Benim sözcüğün senin üzerine dar gelip boğarken ,

kimi zaman bol gelip düşüyor ruhundan...

Ruh düşüşünü görmeyen göz,

bedene odaklı renk seçimi derdin de..

Kırmızı mı ?

Sarı ?

Siyah mı ki ? .. asildir, siyah olsun bari..

Deneme kabinleriyle doldu taştı ruhlar.

Başkalarının bestelediği dilimizde ki şarkılar.

Beynimizin içinde ki çekmecelere yerleştirdiğimiz elalemler.

Bu mutlaka beğenilir sahneleri ..

Bedenin değilse, özüne oturmadıysa, emanet duruyor her şey.

Özünü yansıtmayan, zorlama sıkıştırdıklarının düğmesi , birbir patlıyor ardından

Manzaraya monte edilmiş, gülümsemesi yapay olanla çizilmiş ..

Başarısı bi öncekinin elinden alınmış ,

Muazzam boyalarla boyanmış ,

En pahalısıyla renklendirilmiş ,

Ama

Saatlerce baksan da, tadı tuzu olmayan bir tablo hayatlar

Çerçeveni ,boyalarını kazanmadıysan o resim o duvar da durmaz

Uzun vadede bakılır ama akmaya mahkumdur renkler

Dayatılan ya da çalıntı olan değil, özünü yansıttığın, sıradan belki ama "gerçek” olan, senden olan bin kat daha değerlidir

Yaradanı farkettiğin an her şey değişir özünde

Sana kattığı muhteşemlikleri keşfettiğinde, gözler; başka bakar dünyaya


 

Başkasının bedeninde,

öbürünün ruhunda aradığımız yine biziz.

Bulmak için verdiğimiz mücadeledeki yol kazaları bizi biz yapıyor .

Varsın kanasın .. Tecrübe pansumanı yaparız

Doladığımız sargı bezlerinden sızan kan, mücadelenin gözyaşları

Alın teri

Ananın ak sütü gibi helal olanı


 

Bulmak mı ?

Aramak mı ?

Yol almak mı?

Hangisine aşığız bilmiyorum ama ;

Aradığımız, varmak istediğimiz aslında kendimiziz

Beynimizde ki trafik lambalarının yeşili, kırmızısı, hazır olda bekleten sarısı ...

Onca işarette, başımı hangi yöne çevirsem kaygısı .

Ahhh o yoldaki işaretler

Biri de demiyorki şurası

Demeyecek ... biz bulacağız

Hoş, desede aksi yöne gideceğiz ..


Hararet nardadır sacda değildir

Keramet baştadır tacda değildir

Her ne arar isen kendinde ara

Kudüste Mekke'de Hacda değildir.


Sakın bir kimsenin gönlünü yıkma

Gerçek erenlerin sözünden çıkma

Eğer insan isen ölmezsin korkma

Aşığı kurt yemez uçta değildir


Velhasıl kelam

Şunu gördümki aradığım kendimizmişiz

Varacağım benmişim


Yazarın Diğer Yazıları