BAYRAK NEDİR?
Faiz indirimlerinin olumlu etkileri piyasalarda neden hissedilmiyor?
Perde önünde ABD-İran savaşı, perde gerisinde Türkiye-İsrail savaşı
ALLAH’IM SENDEN YİNE SANA İLTİCA EDİYOR BERÂTIMI İSTİYORUM
BERAT ETMEK İÇİN ÇABAMIZ VAR MI?
Yürüyün, Durmayın! Durursanız Sırat’tan Düşersiniz.
Ey Galibiyet! Bizim Kapıyı da Çal
Artık Çağdaş Atan’ı değiştirmeye gerek yok
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
DİNİN BİREYSEL YORUMA TERK EDİLMESİ, HAKİKATTEN HEVÂYA DÜŞÜŞ
O YOK
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Maveraünnehir’den Anadolu’ya Özbekistan ve Türkiye Kardeşliği
KANADA BAŞBAKANI CARNEY’İN FERYADI
Belediye Kreşi mi, Epstein Adası mı?
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
YIKIM
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
Ankara’nın Konya Gibi Bir Modele İhtiyacı Var
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
SAĞLIK BAKANINA MEKTUP
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Samsunspor ders verdi, Konyaspor izledi…
KKTC'de sandıktan "federasyon” yanlısı Tufan Erhürman çıktı. Atina ve Rum Kesimi sevindi. Brüksel sevindi. İsrail sevindi. Ankara, Türkiye tedirgin oldu. KKTC'nin bağımsızlığından, Türkiye ile entegrasyonundan çok AB ve Rum yanlısı olmayı tercih edenler iktidar oldu. Hemen söyleyelim: KKTC'de bir seçim yapılmadı. Türkiye'yi dışlamaya, Türkiye'den uzaklaşmaya dönük bir referandum yapıldı. Yunanistan, Rum Kesimi, İsrail'e yakınlaşmayı amaçlayan bir tercih yapıldı. Söz konusu seçim sonuçları Türkiye için önemli bir güvenlik sorununu ortaya çıkardı. Çünkü İsrail'in Gazze soykırım faaliyetleri birlikte başlattığı Siyonist terör faaliyetleri tüm bölge medeniyet coğrafyamızla birlikte Türkiye içinde büyük bir tehdit oluşturduğu bir dönemde bu karar alınmıştı. İsrail uzun zamandan beri Türkiye'yi Irak'ta PKK, Suriye'de PKK uzantısı SDG ve Kıbrıs'ta da Rum kesiminin yanı sıra Yunanistan ile Türkiye'yi kuşatma ve amacını gerçekleştirme çabası içerisindeydi. Bu amacına ulaşabilmesi içinde Türkiye'nin Kıbrıs'taki varlığını uluslararası hukuk çerçevesinde meşruiyetini kaybettirmek ve adayı Türk ordusundan arındırmak istiyordu. İşte bu amacına ulaşabilmek içinde KKTC içindeki Rum etnik unsurları başta olmak üzere bir takım yapıları harekete geçirerek Türkiye'nin Kıbrıs'taki varlığını tartışılır duruma dönüştürmek istedi. "Demokrasi körleşmesi”nin milletleri ve ülkeleri nasıl imha ettiğine çok tanık olduk. Küçük toplulukların bu yönde çok kolay mobilize edildiğini çok gördük.
Türkiye son 50 yıldır Kıbrıs'la alakalı doğru bir iletişim dili bir türlü kuramadı. Kıbrıs devlet yönetimini ekonomik anlamda desteklemesine suyundan, ekmeğine kadar her türlü imkânsızlıklarına çare üretmeye çalışmasına karşın Kıbrıs'ta 50 yıldır doğru düzgün bir strateji geliştiremedi. Kıbrıs 74'ten öncesini bilmiyor. Çünkü Kıbrıs'ın sokaklarına gittiğin zaman Kıbrıs'ın kodlanan noktası şurası. Kıbrıs kumarın yeri. Kıbrıs tatilin yeri. Gayrimeşru fuhşun yeri, içkinin yeri, eğlencenin yeri. Kıbrıs'ta 1974'ten önceki yaşanmışlıkları yeni nesle aktaracak herhangi bir dil geliştirememişiz. Bunun yanında ne İngiliz bırakmış orayı, ne Rum kesimi bırakmış. Alttan alta çalışmışlar. Kıbrıs'ın yerlilerine 74'ten sonra oraya gelenler hariç herkese İngiltere pasaport veriyor. AB üyeliği ile birlikte Rum tarafı çok daha iyi bir yaşam şartlarına kavuşmuş. Üstelik Türkiye'de başı belaya giren, yasa dışı faaliyetler peşinde olan hırsızı arsızı Kıbrıs'ta yer tutmuş. Maneviyat anlamında, vatan anlamında, şehit anlamında hiçbir çalışma yapılmamış. Bütün bunların sonunda sonuç ortada…
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan planı için 2004'te referandum yapıldı. Bir arada yaşamak istiyor musunuz diye. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde yaşayanlar, "Siz Rum kesimiyle birleşmek istiyor musunuz?" sorusuna % 65 evet demiş. %25 hayır istemiyoruz demiş. Bugünkü seçim sonucu 20 yıl önce Birleşmiş Milletler'de Kofi Annan Planı diye önümüze koyulan tabloyla aynı. Çünkü devamlı oradaki insanlara şu söyleniyor. Eğer bu Türkiye'den biz bir kurtulursak bizi Avrupa Birliği'ne alacaklar. Biz o zaman rahat edeceğiz. Ekonomik özgürlüğümüz olacak. Dünyanın her tarafına gidebileceğiz. Oralarla ticaret yapacağız. Pasaportlarımız dünyada her tarafa geçecek. Hiç kimse sana karışmayacak. Konfor içinde yaşayacaksın. Hâlbuki aynı seçimde Rum tarafı çok büyük çoğunlukla (%75.38) yapılan oylamada Türklerle bir arada yaşamak istemediklerini dile getirdiler. Ama atladıkları yer şurası. Sen hangi tarafa oy verirsen ver, sen ne kadar birleşmek istiyorum dersen de, Rum seninle birleşmez. Rum seni kabul etmiyor. Rum kesimi kuzeydeki Türkleri kabul etmiyor. Onların razı olduğu tek şey bu adayı boşaltacaksınız. Rum kesiminin kabul ettiği tek şey bu…
Şu bilinmeli ki, KKTC Türkiye için yüzlerce yıllık bir davadır, yüzlerce yıllık bir gelecektir. Yüz bin kişinin, yüz milyon kişinin kaderini bağlamasına izin verilmez. Bu tarih, böyle bir şeydir. KKTC, Türkiye için başka ülkelerin tehdit üssü haline getirilemez. Kimse Türkiye'nin hassasiyetleri üzerine oyun kuramaz. Kimse "Türkiye defol” sloganları atamaz. Kimse mitinglerinde Türk bayrağı yasaklayamaz. Kimse Türkiye'ye mesafe koyup Yunanistan'a ve İsrail'e yanaşamaz. İş öyle bir noktaya gelir ki, KKTC'nin bağımsızlığı da seçimleri de anlamsız olur. Kimse kendini Türkiye'ye bağlı hissetmek zorunda değil.
Kıbrıs'ı birisi alıp başka bir noktaya taşımak istiyorsa onu sandıkla, seçimle değil onu Cenk meydanında savaşla, topla, kanla yapması lazım. Kıbrıs seçimle alınmadı ki seçimle birine verilsin. Kıbrıs'ta o tarihi hafızayı ortadan kaldıran bir düzenek var. Bunun tekrar yeniden inşa edilmesi lazım. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve bu devletin içerisindeki vatandaşlarımız STK'larla beraber orayla kontak kurması lazım. Bir yeri fethetmek veyahut da bir yeri kurtarmak yetmiyor. Oradaki süreci de yönetmen gerekiyor. Kıbrıs bir yüzen gemidir. Bildiğin savaş gemisidir. Askeri üsttür. İngiliz bırakmıyor orayı. İsrail bırakmıyor, Yunan bırakmıyor. Seçim sonucu böyle oldu. O zaman ben tası tarağa toplayayım gideyim. Öyle bir dünya yok.
BAYRAK NEDİR?
SAVAŞIN BARONLARI
İNSANOĞLUNUN EN BÜYÜK İMTİHANI, YAPAY ZEKÂ
HELAK OLAN GÜNAH TOPLUMUN ŞEHRİ, POMPEİ
ÜLLİMİNATİ VE MÜZİK PİYASASI
KÜRESEL GÜÇLERİN ELİNDEKİ SİHİRLİ GÜÇ, BİLİM
TEKNOKRATİK TEK DÜNYA DEVLETİ
TÜRK İSTİHBARATININ MİLLİLEŞMESİ
DÜNYAYI YÖNETEN KÜRESEL ÇETELER
TÜRKİYE’NİN KRİPTO KİMLİKLİ BEYAZ TÜRKLERİ