Sektörel Ücret Dengesizlikleri Büyümeyi Tehdit Ediyor
MEKKE’DE DOĞAN TEVHİD, AKABE’DE VERİLEN SÖZ 1. BÖLÜM
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
RAĞBETİMİZ ALLAH'IN RIZASI,
YÖNÜMÜZ RESÛLULLAH,
YOLUMUZ KUR'ÂN, SÜNNET VE EDEPTİR
Reğâib gecesi, takvim yapraklarında işaretlenmiş sıradan bir tarih değildir.Bu gece, gönlün yönünü yeniden belirleme gecesidir.Bu gece, insanın kendisine sorması gereken en ağır sorunun gecesidir:
Ben neye rağbet ediyorum?
Çünkü Reğâib kelimesi;
– istemek,
– yönelmek,
– gönül bağlamak manalarına gelir.
O hâlde Reğâib gecesi,kandillerin yanmasından önce kalbin yönünün yanması, yani aydınlanması gecesidir. Eğer bu geceyi yalnızca alışkanlıklara, şekillere indirgersek,ışıklar yanar ama istikamet karanlık kalır.Bugün Reğâib gecesini konuşurken, aslında şunu konuşmak zorundayız,Rağbetimiz Allah'a mı, yoksa nefsimize mi?
Kur'ân-ı Kerîm, kulluğun sebebini çok açık bir şekilde bildirir.Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.(Zâriyât, 51/56) Bu ayet, hayatın merkezini tayin eder.
Kulluk
– rahatlamak için değil,
– huzur bulmak için değil,
– işler yoluna girsin diye değil,
– sevap için değil,
– Namazımı kılayımda borcumu ödeyeyim değil,Allah razı olsun diye yapılır.
Ne var ki çağımızın en büyük imtihanlarından biri şudur.İbadetin hedefi Allah olmaktan çıkmakta, insanın kendisine dönmektedir.İnsan namaz kılar, ama huzur bulamazsa bırakır.Dua eder, ama hemen karşılık görmezse küser.Zikir yapar, ama faydasını hissetmezse vazgeçer.Oysa bu hâl, kulluk değil,nefs merkezli ibadettir.
İmam Gazâlî (rahimehullah) bu noktada der ki,Kişi ibadetle Allah'a yaklaşmayı değil, kendini rahatlatmayı hedefliyorsa,Hala kibir gurur taşımaktadır,ameline güvenip ucuplanmaktadır, hâlâ kendine kulluk ediyor demektir.Reğâib gecesi, bu yanlış yönelişi düzeltme gecesidir.
Kur'ân, menfaate dayalı kulluğu sert bir dille eleştirir:İnsanlardan kimi Allah'a bir ucundan ibadet eder.(Hac, 22/11) Bu ayetin tefsirinde âlimler şunu söyler.Bu kişi, işleri yolunda giderse ibadete devam eder,bir imtihan geldiğinde ise geri çekilir.Bugün ibadetlerimizin ne kadarı şartsız, ne kadarı menfaate bağlı?Reğâib gecesi, bu sorunun cevabını arama gecesidir.Gerçek kulluk şudur,Ya Rabbi, versen de razıyım, vermesen de.
Allah'ın rızasına giden yol, Resûlullah'tan (sav) geçer. Bu yol başka hiçbir kapıdan açılmaz.De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin.(Âl-i İmrân, 3/31)
Bu ayet, sevginin ölçüsünü koyar.Allah sevgisi, Peygamber'e ittiba ile ispat edilir. Bugün Peygamber Efendimiz (sav) çok sevilir gibi görünür,ama sünnet, hayatın merkezinden çekilmiştir.Salavat dillerde, sünnet hayatta yoktur.Reğâib gecesi,Ben gerçekten Resûlullah'a ümmet miyim?sorusunu sorma gecesidir.
Ümmet olmak;
– sadece sevmek değil,
– sadece ağlamak değil,
– sadece anmak değildir.
Ümmet olmak;
– O'nun ahlâkını ahlâk edinmek,
– O'nun adaletini ölçü almak,
– O'nun merhametini hayatımıza taşımaktır.
Resûlullah (sav) buyurur:Kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.(Buhârî, Nikâh, 1) Bu hadis, sünnetin hayatın bütünü olduğunu bildirir.Sünnet, sadece şekil değil, ahlâktır.Kur'ân, sadece mezarlıklarda okunan bir kitap değildir.Kur'ân, hayatın merkezidir.Bu Kur'ân, en doğru yola iletir.(İsrâ, 17/9)
Reğâib gecesi, Kur'ân'la yeniden ahitleşme gecesidir.
– Kur'ân okuyor muyuz? Evet.
– Peki Kur'ân bizi yönetiyor mu? İşte asıl soru budur.
Kur'ân ticaretimize karışmıyorsa,ahlâkımıza yön vermiyorsa,öfkemizi dizginlemiyorsa,
kul hakkı hassasiyeti üretmiyorsa,o Kur'ân bizi hidayete çağırıyor, ama biz kapıyı açmıyoruz demektir.
Tasavvuf, edep yoludur.İmam Mâlik (rahimehullah) der ki,İlimden önce edep öğrenilir.Edep,
– Allah'a karşı saygıdır,
– Peygamber'e karşı hürmettir,
– Kur'ân'a karşı teslimiyettir,
– kula karşı adalettir.
Edep kaybolduğunda,ibadet gösteriye,tasavvuf tartışmaya,din kimlik kavgasına dönüşür. Reğâib gecesi, edebi kuşanma gecesidir.Tasavvuf, herkese benzeme yolu değildir.Tasavvuf, istikamet yoludur.
İmam Rabbânî (kuddise sirruhû) şöyle der:Amellerin ruhu ihlâstır,ihlâsın ölçüsü ise sünnete bağlılıktır.Reğâib gecesi, tasavvufun özünü hatırlama gecesidir.Allah'a rağbet, Resûlullah'a ittiba, edep üzere kulluk.
Reğâib gecesi geçer.Ama bu gecede alınan istikamet kararı kalır.
Bu gece;
– çok şey yapma değil,
– doğru yere yönelme gecesidir.Az ama sahih bir tövbe,çok ama ruhsuz ibadetten hayırlıdır.
Eğer rağbetimiz Allah'ın rızası değilse,ibadetimiz yorar ama kurtarmaz.Eğer yönümüz Resûlullah değilse,sevgimiz slogan olur.Eğer yolumuz Kur'ân ve sünnet değilse,dinimiz gelenek olur.Ve eğer edep yoksa,her şey eksik kalır.
Son sözümüz şudur.Reğâib gecesi,Allah'ın rızasına rağbet gecesidir.
Resûlullah'a ümmet olma ahdidir.Kur'ân, sünnet ve edep üzere yeniden diriliştir.
MEKKE’DE DOĞAN TEVHİD, AKABE’DE VERİLEN SÖZ 1. BÖLÜM
ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
MİLLÎ İRADE DİNÎ İRADE İLE AYAKTA DURUR
DARBELERİN GÖLGESİNDEN 15 TEMMUZ DİRİLİŞİNE
KANAYAN YARAMIZ URUMÇİ
GÜÇLÜ DEVLETİN SIRRI GÜÇLÜ TOPLUMDUR
TOPRAĞINI KAYBEDEN GELECEĞİNİ KAYBEDER
HİCRET BİR YOLCULUK DEĞİL BİR DURUŞTUR HİCRET BİR TARİH DEĞİL BİR HAYAT TARZIDIR
İLAÇTA BAĞIMSIZLIK EN AZ SAVUNMA SANAYİİNDEKİ BAĞIMSIZLIK KADAR ÖNEMLİDİR
FATİH’İN İDEALLERİ FETİH RUHU VE İSTANBUL’UN FETHİ BİZE NE ANLATIYOR?