Bir Kitap, Bir Dipnot ve Bir Medeniyet Meselesi
Özbekistan Mergilan Şehrinde Muhteşem Bir Merkez: Burhaneddin el-Marğinani İlim, Eğitim ve Turizm Külliyesi/ Kompleksi
AK Parti’nin Rantçı Şımarıkları
BEN İNSANIM
İSLÂMİ NATO’NUN AYAK SESLERİ
Türk Lirasıyla Yapılan Dış Ticarette Rekor Artış
ŞAKA MI, SAYGISIZLIK MI ???
Beşten Dördü Gitti, Biri Kaldı!
Mekke Anlaşması
ÇİN TİYATROSU VE BİZİM FİGÜRAN GAZETECİLER
ATA YURDU AYMANAS
OSMANLIDA BİR RAMAZAN NASIL GEÇERDİ?-2-
TÜRKİYE’NİN AFRO-AVRASYA’NIN BÜTÜN ENERJİ VE TEDARİK KORİDORLARINDA VE HATLARINDA YÜKSELEN GÜÇ ETKİSİNİN STRATEJİK GÜÇ ÇARPANI MİMARİSİ DAHA DA DERİNLEŞİYOR.
GENÇLİĞİMİZİ ve GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDEN EN BÜYÜK TEHDİT UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI BELASI
TOPLUMSAL YOZLAŞMA VE OKUL MEZUNİYET PARTİLERİ
Bu Ne Perhiz ? Bu Ne Lahana Turşusu ?
Konya’da iyi ki belediyeler var! Vatandaş ekmek ve etliekmek zammına tepkili…
AYDOĞDU’DAN DÜNYA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA…
İĞNE ELİMDEYDİ, SÖKÜĞÜ GÖREMEDİM
Savaşın Yeni Yüzü: Ekran Başındaki Cepheler ve Simülasyonun Gücü
Kupayı Trabzonspor Kazanmadı Konyaspor Kaybetti.
Her şey için teşekkürler Konyaspor…
Konya Büyükşehir Belediyesi ile Konya Fikir ve Sanat Adamları Derneği ve Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırma Merkezi'nin ortaklaşa düzenlediği Yaşayan Konya Hafızası İkindi Sohbetlerinde Kırklareli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dalı Öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Topatan "Mesnevî Şârihi İsmail Rusûhi Dede” konulu bir konferans verdi.
Konusuna hakim, sözlerini seçerek ve tasavvuf edebiyle mücehhez şekilde sohbetine başladı ve şu bilgileri aktardı;
"Mesnevî Şârihi İsmail Rusûhi Dede'nin özellikle tavsiyelerinden biri; Hazreti Peygamber Efendimiz (sav) sünnetine ve sîretine tabi olan Hz. Pîr Efendimizin sünnetine ve sîretine tabi olan Şeyh Efendi'nin sünnetine ve sîretine tabi olarak o yolda yürümektir.
Hazret-i Şârih İsmail b. Ahmed Rusûhî el-Mevlevî, Hz. Mevlana Celaleddin Rûmî'ye nisbetle tesis edilen Mevleviyye tarikinin önde gelen meşâyihindendir. Kendisi evvel emirde ilmî sahada tahsilini tekmil etmiş, akabinde Konya Mevlânâ Dergahı postnişinlerinden I. Bostân Çelebi'ye intisâb edip bütün himmetini seyr u süluk merkezinde cem' ederek Mevlevî çilesini tamamlamış ve nihayet İstanbul'un en önemli âsitânelerinden birisi bulunan Galatâ Mevlevîhânesi'ne şeyh tayin edilmiştir. Böylelikle Ahmed Eflâkî tarafından "fetva, takva ve mana hanedanı” olarak nitelendirilen Hz. Mevlânâ ve mensubanına dayalı Mevlevî geleneğe tam bir bağlılıkla eserler te'lîf etmiş ve nice dervişini irşat ile vazifesini eda eylemiştir.
Rusûhî Dede aynı zamanda Kadızâdeliler hareketine karşı tasavvufun ve hakikatin muhakkik bir müdâfii olarak gerek döneminde ve gerekse sonraki devirlerde fikirlerine ve eserlerine sıklıkla müracaat edilen bir sûfîdir.
Tasavvufî düşüncesini şerîat-tarîkat ve hakîkat ilişkisi ve dengesi ekseninde ifade eden Rusûhî Dede'nin Hz. Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) sünnetine ve sîretine (şeriat) tâbi' olan Hz. Pîr Mevlânâ Celâleddîn Rûmî'nin yoluna (tarîkat) tam bir iktida ve mütâbaat ile uyması dolayısıyla ma'na ikliminden (hakîkat) elde ettiği ma'rifet, gerek dervişlerini irşâd tarzında ve gerekse te'lîfatında açıkça görülmektedir.
Rusûhî Dede, Mevlana'nın Hakikat-i Muhammediyye deryasından çıkarıp söz ve şiir şeridine dizdiği hakikat incilerini ve ma'rifet mücevherlerini eşine az rastlanır bir vukûfiyetle işleyen ve şerh eden harikulade bir sanatkârdır. Bu meyanda pek çok eser kaleme alan Rusûhî Dede'nin en mühim eseri kuşkusuz kendisine ‘Hz. Şârih' ünvanını kazandıran Mesnevî şerhi "Mecmû´atü'l-letâif ve Matmûratü'l-ma´ârif”tir.
Hz. Şârih eserinde şerh tarzı olarak "tahkîk tavrı”nı benimsemiş ve bu sahada gelenek dahilinde ve haricinde mihenk ve otorite kabul edilegelmiştir. Hz. Şârih 1041/1631'de irşat vazifesini icra ettiği Galata Mevlevihanesi'nde göçüp orada defin-i hak-i ıtır-nak olup sırlanmıştır.
Türbesinin giriş kapısı üzerinde celî hatla şu beyit yazılıdır:
Râh-ı Mevlânâ'da ey Gâlip budur Şeyhü'ş-şüyûh
Hazret-i Şârih Rüsûhî, Kıdve-i ehl-i rusûh”
Anadolu'da yetişen evliyanın büyüklerinden. İsmi, İsmail bin Ahmet'tir. Lakabı Rusûhî'dir. Ankaravî diye meşhur olmuştur. Ankara'da doğmuştur. Doğum tarihi kesin olarak belli olmamakla beraber, onuncu asrın ikinci yarısında doğduğu bilinmektedir. 1040 (m. 1630) senesinde İstanbul'da vefat etti. Kabri, Galata Mevlevîhânesi bahçesindedir.
İlk tahsilini doğum yeri olan Ankara'da yaptı. Aklî ve naklî ilimleri, zamanının âlimlerinden okudu. Arapça ve Farsça dillerini öğrendi. Zahirî ilimlerde yükseldikten sonra tasavvufa yöneldi. Bayramiyye yoluna girip feyz aldı. Tasavvuf derecelerinde de yükseldi. Hocası tarafından insanlara Allahü teâlânın dînini ve sevgili Peygamberimizin güzel ahlâkını anlatmakla vazifelendirildi. Halvetiyye yolundan da icazet alıp, irşat vazifesine devam ettiği sırada gözlerinden rahatsızlandı. Rahatsızlığından dolayı okuyamaz, yazamaz oldu. Gözleri açıldığı takdirde daima Kur'an-ı Kerîm, Hadis-i şerifler ve evliyaullah'ın sözleriyle meşgul olacağını nezr etti. Nihâyet bir velinin teveccühüyle gözlerindeki rahatsızlık geçti. Bu hâline şükür ifadesi olarak "Fütûhât-ı Ayniyye” adlı Fatiha-i şerife tefsirini yazdı. Konya'ya gidip, Mevlevi yolu büyüklerinden Bostan Çelebi'nin sohbetlerinde bulundu. Mevleviyye yolunda da ilerleyip yüksek derecelere kavuştu. 1019 (m. 1610) senesinde İstanbul'a gelerek, İstanbul Galata Mevlevihanesi'nde irşat vazifesiyle vazifelendirildi. Vefatına kadar bu vazifede kalıp insanlara iyiliği emir edip, kötülüklerden sakındırmaya çalıştı. Bu arada zahirî ilimlerde de gayret gösterip daha yüksek derecelere ulaştı.”
Toplumun manevi dinamikleridir bunlar. Tarih boyu, dünyaya ve ülkelere nizamat vermeye çalışmışlar ve kaleleri askerle fetihten önce kalpleri fethetmişlerdir. Gönül dostluğu yıkılmaz. Gönül dostları, kalplerin derinliklerinde yer bulur.
ATA YURDU AYMANAS
MESELELERE KUR’AN PENCERESİNDEN BAKMAK
“BEN”LİKTEN, “BİZ”LİĞE
DURMADAN YAZIYORUM VE YAZACAĞIM
YER GÖK ALBAYRAKTI!
RABBİM, ÜLKEMİZİ HER TÜRLÜ MUSIBETTEN MUHAFAZA EYLE!
KONYA’MIZIN KIRMIZI GÜLÜ
KENTSEL DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARI
SEN SENİ BİL SEN SENİ
SELÇUKYA KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ OLARAK BELEDİYELERDEN İSTEKLERİMİZ