Sanal Kumar Ekonomi ve Gençliğimiz İçin Beka Meselesidir
GÜNAH ADASININ ARKASINDA YATAN GERÇEKLER
MOTOSİKLET KAZASI!
YENİ DÜNYA DÜZENİNDE GÜÇLÜ OLMAYA MECBURUZ.
Yusuf Tekin istifa mı etsin?
AKLINI VE ALNINI TERLETENLER
Suriye çadır kent sorunu
CHP’nin Eksiye Yürüyüşü
Özbekistan’da 9 Şubat Ali Şir Nevayi’nin 585.Doğum Günü ve Bahar Bayramı
MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANI ZEYNEP GÜNEŞ AKGÜN YALNIZ DEĞİLDİR.
ANNECİĞİM
ŞEMSİYENİ AÇ
Galibiyet Yine Yok ama Çok Yakın
Sahada futbol devamında umut vardı
Deprem Fırsat mı, Tehdit mi?
BİREYSELCİLİKTEN MEALCİLİĞE
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
Yeni Yıl Dilekleri Tutarken, Kimleri Hâlâ Hayatımızda Tutuyoruz?
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
11. YARGI PAKETİNE LGBT’DE EKLENMELİ
Bir çocuğun yetişkin olma hırsı takriben yirmili yaşlarında son bulmaya başlar. "Ben bilirim.” diretmeleri, ebeveyn öğütlerinin zıttını yaşama arzusu söz konusu yaşlarda sönmek üzeredir. Kimine göre bu aralık biraz daha uzun olabilir, şartların ne denli köşeye sıkıştırdığına bağlı olarak tabii…
Ama öyle ya da böyle pek çok çocuk, büyümenin büyüsüne kaptırır önce kendini; ne var ki büyümek, hayal edildiği kadar sıcak bir yuva olmayacaktır…
Karanlık, korkutucu bir dünya sunmak değil elbette niyetim. Sadece ufak yaşlarda -çok az kişiyi istisna bırakarak- hayat biraz daha renkli ve özgür gelir, sınır tanımazlığın yoğun yaşandığı dönemlerdir bu zamanlar. Dilediğini yapmak, aldığın her kararı düşünmeden uygulamak istersin ama önüne gerçekler ve yetişkinler çıkar en keskin hâliyle…
Ve dersin ki: Büyüdüğümde, hayatımı ASLA böyle bir vizyonla yaşamayacağım...!
İşte tam da bu anda başlar her şey; o dediğin yaşlara gelmiş, tam da aynı korkularla ve ümitsizliklerle düştüğün yerden doğrulmaya çalışırken bulursun kendini… Üstelik etrafına da aynı beylik cümleleri de çoktan söylemeye başlamışsındır…
Gençken dünyayı değiştireceğim diye çıktığın bu yol, yaş ilerledikçe "çok da gerek yokmuş” diye döndüğün bir komediye dönüşür.
Kısacası:
20'li yaşların başında hayat sahnesine hubris bir edayla çıkarsın:
"Bozuk giden dünyayı ben değiştiririm.” diye kafa tutarsın yaşama.
Kafanda eylem planları, dünyayı değiştirecek manifestolar, bir yandan da Spotify'da motivasyon listesi, her sabah güne sağlam başlama sevdasıyla…
Ama zaman geçer, yıllar eli dolu gelir karşına!
Hayat seni ufaktan dürter: kira, faturalar, ay sonunu borçsuz getirme hayali…
Bir bakmışsın o iddialı cümle sessizce şekil değiştirmiş:
"Dünyayı değiştirecektik... Ama önce şu ayı bir kapatalım, belki sonra bakarız.”
…
Zaman geçer artık orta yaşların sonuna gelmişsindir, seni bağlamayan tüm fikirlerden arınmış şekilde…
Ve sonunda iç sesin der ki:
"Kurallar mı? Kim koymak istiyorsa buyursun, ben artık karışmıyorum.” ��
Ayaz Ata ve Nardugan
Sûfî bir ses işittim uzaklardan…
Bocuk Gecesi Cadılar Bayramı’na Karşı
İlk Kelimemiz Son Sözümüzdür Türkçe
Dil Giderse Hafıza Susar…
Değişen Gerçeklik Algoritması
Kendi nefsinde ara..!
DOĞUM VE ÖLÜM ARASINDA...
Yeni Bir Sayfa…
Sessizlik, Kabullenme, Vazgeçiş…