Tekno-faşizim ekonomik bağımsızlığı tehdit ediyor
ALLAH VAR, ATEİZM YOK!
YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Esmalardan yansıyan en güzel "Selâm” üzerimize olsun.
Ağzımızdan çıkanların bir karşılığı var mı? Söylediklerimizin sonucunda, yaşanan gelişmeler bizi doğruluyor mu? Dünyanın en kolay işi, insan genelinde, konuşmak olsa gerek. Amiyane tabirle dilinin ayarı olmayanlar için daha da basit! Zira bir yaptırım yok. Öyleyse, sözcükleri müsrifçe harcamaktan çekinmemek gerekir, lafla yürür peynir gemileri…
En çok kullanılan ifadelere bakalım: sıcak sevgi sözleri ve keskin öfke ifadelerini inceleyelim. Mesela küçük bir çocuğu azarlarken, "keserim senin o dilini!” deriz. Kendimizce güçlü mecaz yaparak caydırıcı olmaya çalışırız. Oysa çocuğun dünyasında bu gerçektir ve bilinçaltında hiç öngörülemeyecek bir şekilde kodlanır. Sonrasında kimse bir şeyi kesmez…
Sonucunda ödül veya ceza olmayan işler toplum yönetimini zorlaştırır. Doğru tarif edilmeyen tüm ifadeler suistimale açıktır. Örnek verecek olursak; özgürlük, mutluluk, haklar, inançlar, fedakârlık, menfaat ve benzeri soyut kavramlar tehlikelidir. Bazen bir kişi bazen tamamen bir toplum, bunlar için feda olabilir. Atalarımızın "bir hilal” için ölmesi gibi…
Bektaşi meşrep olanların alfabesi şöyle başlar: "Eline, diline ve beline sahip ol!” bu nasihati ciddiye almayanların sonu malumdur. Biz bugün dilin felaketlerinden bahsediyoruz. En sıkı dostumuz dediğimiz insanların zor günlerinde neredeyiz? Sözümüzle sınırsız sevgi iddiasında bulunduğumuz insanlara ne kadar destek oluyoruz? Yani sözün icraatı nerede?
Derler ki: "Dün ne söylediğine bak, bugün ne yaptığına bak. Sonra yarın için ne planladığına bir bak!” Güzel bakan güzeli görür. Güzel sözler de ait oldukları yeri bulur. Bizlerin anlamak istemediği ölçütse şudur: "Yalan güzel değildir.” Bu konuda, yalanın rengi ne kadar sevimli olursa olsun meşru sayılması imkânsızdır. İstisnalar dışında, yalan yalandır!
Dilin getirdiği felaketler içinde yalanın arkasından gelen dört madde daha var. Bunlar bugün için normalleşen kavramlar. Evet, listemize ikinci sıradan katılan zehir: İftira. Birisinde olan bir özelliği yok, olmayanı ise var sayarak konuşmak… Üçüncüsü artık çok sıradan, hepimizin dilinde yer alan: Gıybet olarak tarihe kaydedilebilir. Tarih kadar eski bir hata…
Bugün kadın-erkek fark etmeksizin hepimizin dilinde yer edinen bir felaket daha var: Küfür! Öyle ki küfretmeyen tuhaf karşılanıyor. Son olarak hem zihnimizi hem kalbimizi zehirleyen bir feci düşmanı hatırlatalım: Zann! yani aslına ermeden konu/kişi hakkında hüküm vermek. Kelimeler, yaşayan şahitleridir kaçınılmaz geleceğimizin. Söz kaderimizi belirler!
Biricik kitabımızda "gulü gavlen …” diye başlayan çok sayıda ayet yer alır. Bunlar bizim için sözün nasıl dile getirilmesi gerektiğinin net ifadeleridir. Sözü doğrulukla, güzelce, uygun dille ve yumuşak üslupla söylemek bir emirdir. Yani ne dediğimiz kadar bunu nasıl ifade ettiğimiz de önemlidir! İnsanın ne denli değerli, kutsal ve özel olduğumuzu bilsek zaten söz'e de özen göstereceğiz. Acaba kaçımız günlük hayat telaşında bu bilinçle konuşuyor ki…
Hayra karşı geliniz.
AYNADAKİ ÇÖZÜMLER
RÜYAMDAKİ SEÇİMLER
İNSAN ODAKLILIK
BİNBİR GECE MASALLARI
HER GÜN BAYRAM
EDEBİYATTA AHLAK
BEYİN KONTROLLÜ MAKİNE
NEPOTİZM VE SADAKAT
İSO’YA AÇIK MEKTUP 2
İSO’YA AÇIK MEKTUP 1