Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SAVUNMA SANAYİMİZDEKİ BAŞARI, DOSTA GÜVEN, DÜŞMANA KORKU VERMEKTEDİR.
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Ramazan İkliminde Bir Hatırlayış: Tahir Büyükkörükçü’nün vefatının 15. Yılı -1-
O KADAR MI ZOR?
Taşkent’te Muhteşem Bir Kompleks: İslam Medeniyet Merkezi
İŞTE KULUM
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Haydutlar küresel ekonomiyi yangın yerine çevirdiler
ÇIVIT
İhtiyarlar Cennete Giremez!
Müslümanların Büyük İmtihanı “Ne tarafta yer alacağız?”
Eski Konyaspor ruhu, bu
ÇOCUKLAR İLAHİLER EŞLİĞİNDE ALLAH DİYOR NAMAZA KOŞUYOR, BAZILARI NEDEN RAHATSIZ OLUYOR?
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
Ankara… Cumhuriyetin yapay şehri. Ruhsuz, kuru, yavan… Sadece bir kalabalık. Menşeini kalabalıktan alan bir hengâme. Bir koşuşturma… Sabah 8, akşam 5 şehri. 657’nin şehir yaptığı kasaba.
Ankara’nın bir ruhu yok. Bir naaş gibi duruyor insanın karşısında. Bir şehre ruh veren yeşildir. Bursa, Rize, Trabzon’da olduğu gibi. Ankara’da yeşillik yok. Bir şehre ruh veren denizdir. İstanbul, İzmir’de olduğu gibi… Ankara’da deniz de yok. Bir şehre ruh veren tarihtir. Konya, Edirne, Mardin gibi… Ankara’da tarih de yok. Ankara, başkent olabilecek şehirlerin mirasçısı oldukları medeniyetten dolayı başkent yapılmamasından öne çıkmış sıradan bir Anadolu şehirciği. Diğer güçlü rakipleri Osmanlı ruhu taşımaları sebebiyle elenmiş ve Ankara bir anda kendini başkent buluvermiş. Hazırlıksız yakalanmış bu büyük kasaba, küçük şehir. 80 yılda hala bir ruh, bir mana kazanamamış. Bunun sebebi devletin mimari anlayışı. Her yer dört köşe bina. Ya bir genel merkez, ya bir komutanlık, ya bir bakanlık… Soğuk, insanı ürperten, köşeleri insanın etine batan, renkleri ruhu zımparalayan binalar… Ankara’ya kazandırılamayan mana…
Geçen bir iş için Ankara’da bulundum. Ve Ankara yine beni şaşırtmadı. Boş boş baktım cıvıl cıvıl sokaklara, geniş geniş caddelere, koşuşturan insanlara… En sonunda aradığımı bulamamanın verdiği hüzünle önüme… İstanbul bir selvi, Konya bir çınar, Bursa söğüt… Ankara bir kavak. Hızla büyütülmüş, estetiği olmayan suni bir yapı. Ne kokusu var, ne gölgesi, ne heybeti… Bir hercümerç.
Meşhurdur bilirsiniz. Yahya Kemal’e sormuşlar Ankara’nın en çok neresini seviyorsun diye. O da “İstanbul’a dönüş yolunu…” demiş. Ben de Ankara’nın en çok tren garını sevdim. Zira beni Konya’ya götüren yer orasıydı. Renk var, ahenk var, koku yok. Ankara… Yapma bir çiçek. Selam ve dua ile…
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
BİRBİRİNE BENZER İKİ FARKLI ÜLKE: TÜRKİYE VE İRAN
CUMHURİYET OLMASA BİZ OLMAZ MIYDIK?
CADILAR BAYRAMI’NIZ KUTLU OLSUN MU?
ŞAPKA İNKILABINDAN NE HABER?
TRAFİK SORUNUN ÇÖZÜMÜ İŞTE BURADA!
SULTAN VAHDETTİN’İN MEZARI TÜRKİYE’YE GETİRİLSİN
SURİYE’DE YAŞANANLARIN TAHLİLİ
ÖCALAN SİLAH BIRAKIN DERSE NE OLUR?
ÖLDÜRÜLEN BİR ÖĞRETMEN VE BİR EĞİTİM SİSTEMİ