Evcil Hayvanlar Çocuk Gelişimini Nasıl Etkiler
SAVUNMA SANAYİMİZDEKİ BAŞARI, DOSTA GÜVEN, DÜŞMANA KORKU VERMEKTEDİR.
SENİN DÜNÜR
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Kültürel Hegemonya Çatırdarken
Ramazan İkliminde Bir Hatırlayış: Tahir Büyükkörükçü’nün vefatının 15. Yılı -1-
O KADAR MI ZOR?
Taşkent’te Muhteşem Bir Kompleks: İslam Medeniyet Merkezi
İŞTE KULUM
Seküler Ahmaklığın NEET İhaneti
Haydutlar küresel ekonomiyi yangın yerine çevirdiler
ÇIVIT
İhtiyarlar Cennete Giremez!
Müslümanların Büyük İmtihanı “Ne tarafta yer alacağız?”
Eski Konyaspor ruhu, bu
ÇOCUKLAR İLAHİLER EŞLİĞİNDE ALLAH DİYOR NAMAZA KOŞUYOR, BAZILARI NEDEN RAHATSIZ OLUYOR?
Yaş Almak mı, Derinleşmek mi?
İNSANLIĞA DÜŞMAN ŞETAN VE ONUN ASKERLERİ
Konyaspo’dan Görkemli Galibiyet
ANNECİĞİM
Plaka basım atölyesinde yeni dönem
HEPİMİZ ÇARKIN İÇİNDEYİZ
Sosyal Medya: Abartı, Algı ve Sessiz Soygun
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR VE EDEBİYAT MERKEZLERİ ve TÜRKİYE YAZARLAR BİRLİĞİ KONYA ŞUBESİ ÖRNEĞİ
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
KAYGI
Ayaz Ata ve Nardugan
EĞİTİMDE BİR MİLAT BAŞLAMALI MI?
Konya’mızın medar-ı iftiharlarından, büyük veli, Mevleviliğin terbiye ocağı Ateşbâz-ı Velî Hazretlerinin türbesinde müşahede ettiğim bir kitabeden bahsetmek istiyorum sizlere. Çok talihsiz bir kitabe kondurulmuş Efendi Hazretlerinin türbesinin girişine. Bu hezeyan kitabe girişteki Sıtkı Dede’nin, Ateşbâz-ı Velî Hazretlerinin ölümüne tarih düşürmek üzere yazdığı Osmanlıca kitabenin Latin harflerine çevrilmiş hali. Latin harflerine çevrilmiş haldeki garabet kitabede aynen şu metin yer almakta:
Bir nihal-i şecer-i Hazret-i Mevlana kim
Post-nişin’i Dergeh-i Cedd-i o Vahid Çelebi
Arz-ı Hidmet eylşeyüd Hazret-i Ateş baz’a
Etti nezdinde bina tekke rızadır talebi
Çaker-i kemteri Sıdkıy ederek arz-niyaz
Dedi tarihini <bu gülşen-i feyz-i edebi>
Bu kitabeyi görünce aklıma şu anekdot geldi. Meşhurdur bilirsiniz. Adamın biri hocaya, “Hocam, deniz kenarında karısını kurban edecekken gökten inen boğayı kesen evliya kimdi?” diye sormuş. Hoca adama bakmış bakmış ve demiş ki “Ülen evladım ben bunun neresini düzelteyim? Orası deniz kenarı değil çöldü, kurban edeceği karısı değil oğluydu, gökten inen boğa değil koçtu, o adam da evliya değil peygamberdi.” İşte bu kitabedeki yanlışları görünce insan neresinden başlayayım düzeltmeye diye düşünmeden edemiyor. Bu garabeti düzeltmeye çalışalım ki belki bir âdem-i insaf çıkar da yeni bir kitabe kondurur oraya. Düzeltme hakkı öncelikle İl Kültür Müdürlüğümüzündür. Lütfen kimse öne geçmeye çalışmasın!
1- Bir kere Osmanlıca şiirlerde uzun veya ince okumaların bulunduğu kelimelerin hepsinde uzatma işareti yahut şapka işareti kullanılır. Gördüğünüz üzere hiçbirisi yok.
2- Hidmet, hizmet demektir. O halde neden büyük harfle yazılıyor? Aynı şekilde “dergeh” ve “cedd” kelimelerinin de büyük harfle yazılması için hiçbir sebep yok.
3- “Eylşeyüd” ne demek bu metni Latinize eden yahut mermere kazıyan bîinsaf kişi? “Eyleyüb” olmasın sakın o?
4- Ateş baz'a diye yazılan kelimedeki “bâz” Farsça bir ek olup oynayan demektir. O halde ek olduğuna göre nasıl ayrı yazılabiliyor? Doğrusu “Ateşbâz’a”
5- “Etti” değil “itdi”, “dedi” değil “didi”, “ederek” değil “iderek”, “tekke” değil “tekye”, “kemteri” değil “kemter-i”.
6- Bu metni çeviren ağabeyimiz saçmalamadan da işini bitirmiyor doğrusu. İşinin hakkını vermesi tebrike şayan(!). Yanlışlıklar manzumesinde zirveye gözünü dikmiş; abuklukta, abuslukta sınır tanımıyor. Metnin altında bilinmeyen kelimeler bölümü var. Orada postnişin kelimesinde geçen nişin kelimesi için “tatlı, leziz” tabirleri geçiyor. Ey bre güzel insan Mevlevilikle ilgili bir kitabeyi çevirirsin de “postnişin” tabirini nasıl bilmezsin! Yukarıdakilerin hepsini belki bir yere kadar okuma hatası olarak mazur görebiliriz. Ancak işte bu affedilmez. Zira bu anlamla postnişin “lezzetli post” anlamına gelir ki Ateşbâz-ı Veli’nin kemiklerini sızlatır. Ve diğer bütün postnişinlerin. “Nişin” oturan demektir. Postnişin de posta oturan yani Mevlevilikte ve diğer tekkelerde dergâhın şeyhi, dedesi demektir. “Postnişin’i” kelimesinin sonundaki belirtme hali eki olan “i” de, kelime özel isim olmadığı için ayrılmaz.
7- Bilinmeyen kelimeler kısmında da kelimeler “nihal-i”, “çaker-i” şeklinde değil “nihâl”, “çâker” şeklinde yazılır. Yahut “Çâker-i kemter-i Sıdkıy” gibi…
O halde elimizden geldiğince kitabenin doğru olan Latin harfli yazımını şöyle yapalım.
Bir nihâl-i şecer-i Hazret-i Mevlânâ kim
Pôst-nişîni dergeh-i cedd-i o Vâhid Çelebi
Arz-ı hidmet eyleyüb Hazret-i Ateşbâz’a
İtdi nezdinde binâ tekye rızâdır talebi
Çâker-i kemteri Sıdkıy iderek arz niyâz
Didi tarîhini <bu gülşen-i feyz-i edebî>
Bu kitabeyi en iyi şekilde okuyacak olan eski Türk edebiyatı ile Türk-İslam edebiyatı hocalarımız dururken neden bu işten anlamadığı her halinden belli olan birisine okutuldu bu kitabe? Sayın Konya İl Kültür Müdürümüz, bu ucubeyi buradan kaldırıp doğru okunmuş, güzel bir kitabeyi yerleştirmek boynunuzun borcudur. Ateşbâz-ı Velî Hazretlerinin hatırı için lütfen. Bu garabetten bizleri haberdar eden Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk-İslam edebiyatı bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Hikmet Atik hocamıza şükranlarımızı sunarız. Selam ve dua ile…
BATILILARIN KİRLETİLMİŞ MENDİLLERİ: TERÖR ÖRGÜTLERİ
BİRBİRİNE BENZER İKİ FARKLI ÜLKE: TÜRKİYE VE İRAN
CUMHURİYET OLMASA BİZ OLMAZ MIYDIK?
CADILAR BAYRAMI’NIZ KUTLU OLSUN MU?
ŞAPKA İNKILABINDAN NE HABER?
TRAFİK SORUNUN ÇÖZÜMÜ İŞTE BURADA!
SULTAN VAHDETTİN’İN MEZARI TÜRKİYE’YE GETİRİLSİN
SURİYE’DE YAŞANANLARIN TAHLİLİ
ÖCALAN SİLAH BIRAKIN DERSE NE OLUR?
ÖLDÜRÜLEN BİR ÖĞRETMEN VE BİR EĞİTİM SİSTEMİ