DOLAR
44,14
EURO
51,09
STERLİN
59,25
GRAM
7.406,51
ÇEYREK
12.229,18
YARIM ALTIN
24.376,83
CUMHURİYET ALTINI
48.546,14
Bekir Şahin
Bekir Şahin
bsahin@yenikonya.com.tr
11 Mart 2026 Çarşamba günü yayınlandı
DİĞER YAZARLARIMIZ

Medeniyet Tasavvuru, İcazet Zinciri ve Erenköy Mahallesi-7-

 

 

Bu bölümde, üç birbirini tamamlayan halkayı bir araya getirelim: Hoca'nın medeniyet tasavvuru, icazet silsilesi ve Erenköy tecrübesi.

Medeniyet Tasavvuru: Sadece Vaaz Değil, Bir Düşünce İnşası

Tahir Hoca'nın hitabetinin ardında, sistemli olmasa bile çok güçlü bir medeniyet tasavvuru yatıyordu.  

Bu tasavvurun ana hatları şöyle özetlenebilir:

- İslam merkezli bir tarih okuması:  

Tarihi sadece kronoloji olarak değil, imanın, ihlasın, cihadın ve ihanetin sahne aldığı bir büyük imtihan alanı olarak görürdü. Bu yüzden vaazlarında Selahaddin'den, Yavuz'dan, Abdülhamid'den bahsederken, sadece tarih bilgisi vermez; bugüne mesaj taşırdı.

- Kur'an ve Sünnet merkezli bir ahlak anlayışı:  

Modern etik teorilerle uğraşmazdı ama Müslüman ahlakının temelini Kur'an ve Sünnet'te görürdü. Yalan, hıyanet, faiz, rüşvet, israf, gösteriş gibi günahları sadece bireysel günahlar değil, toplumsal çöküşün işaretleri olarak anlatırdı.

- Kültür-sanat ve edebiyatla beslenen bir dindarlık:  

Mesnevî'den, Akif'ten, İkbâl'den, Câmî'den, Şeyh Galib'den yaptığı alıntılar, onun dindarlığının kültürle çatışmadığını, tam tersine kültürden beslendiğini gösterirdi. Bu, bugünkü kültür-sanat çevrelerinin de üzerinde düşünmesi gereken bir mirastır.

 

İcazet Zinciri: Osmanlı İlim Geleneğine Açılan Kapı

Tahir Büyükkörükçü Hoca'nın icazetinin özeti, onun ilmi şahsiyetinin arka planını gösterir:

- İcazeti veren: İsâ Rûhî Bolay b. Mehmed Hulûsî el-Konevî Efendi (Hacı İsazâde).  

- İcazeti alan: Körükçü-zâde diye meşhur Mehmed Tahir Efendi b. Mehmed.  

- İcazetin tarihi: H. 1365.

İsa Ruhi Bolay Efendi; tefsir, hadis, usûl ve fürû ile ilgili naklî ilimlerden ve ayrıca aklî ilimlerden, hocalarının kendisine icazet verdiği şekilde Mehmed Tahir Büyükkörükçü Hoca'ya icazet vermiştir. Kendisinin devrinin önde gelen âlimlerinden aldığı dersler arasında:

 

a. Çolakzâde Mehmed Vehbi el-Hâdımî el-Konevî  

b. Babası Mehmed Hulusi b. el-Hâc İsa Efendi el-Hâdımî yer alır. Çolakzâde Mehmed Vehbi el-Hâdımî'nin icazet silsileleri ise Osmanlı âlimleri arasında önemli bir rivayet zinciri olarak teşekkül eden şu halkalardan oluşmaktadır:

1. Ebû Saîd Muhammed el-Hâdımî'nin iki silsilesi:  

   a. Babası Fahrurrum Mustafa Efendi'den, onun da Tarsûsî Mehmed Efendi'den aldığı Kütüb-ü sitte icazeti; Buhârî'ye ulaşan isnad zikredilmiştir.  

   b. Kâzâbâdî Ahmed Efendi'den, onun da Tefsîrî Mehmed Efendi'den aldığı umumî icazet; Rasûlullah'a ulaşan isnad zikredilmiştir.  

2. Palabıyık Efendi (Muhammed b. Yusuf)  

3. Saçaklızâde'nin Sa'duddin Teftezânî'ye ulaşan senedi  

4. Buhârî şârihi Yusuf Efendizâde'nin Rasûlullah'a ulaşan senedi  

5. Abdurrezzâk el-Antâkî, Pîrîzâde Hüseyin Efendi, Muhammed el-Yemânî'nin fıkıh icazeti; icazette Muhammed el-Yemânî'nin İmam-ı Âzam Ebû Hanîfe'ye ulaşan senedi zikredilmiştir. [islamansiklopedisi.org](https://islamansiklopedisi.org.tr/buyukkorukcu-tahir)

İsa Rûhî Bolay Efendi, bu farklı silsilelerden kendisine ulaşan rivayet izinlerini Tahir Efendi'ye icazetle devretmiş; ayrıca ikinci bir icazette, İsa Ruhi Bolay > Mehmed Vehbî Efendi > Hüseyin Kadınhânî > Ahmed Hâzim en-Nevşehrî > üstadım (İmamzâde Muhammed Es'ad) > Hibetüllah el-Balî silsilesiyle Şifâ-i Şerîf, Kütüb-ü sitte ve başka hadis-tefsir kitaplarından gelen rivayetleri nakletme iznini vermiştir.

Dağın Ortasında Bir Mahalle: Erenköy

Tahir Büyükkörükçü'nün şehir tasavvurunun ete kemiğe büründüğü örneklerden biri de, Konya'nın Erenköy Mahallesi'dir. Bekir Şahin'in çalışmasının ortaya koyduğu gibi, Erenköy'ün 1969 sonrası kuruluş süreci sadece bir imar ve altyapı meselesi değil; bir mahalle tasavvuru ve medeniyet tercihi olarak ortaya çıkmıştır.

Şehir merkezindeki apartman fikrinin, istişareler sonucunda bahçeli, müstakil ev modeline dönüşmesi; komşuluk, selamlaşma, cemaat bilincini önceleyen bir yerleşim arzusunu gösterir. Yaklaşık 33 dönümlük arsanın, elektrik, su, yol olmaksızın, uzun vadeli bir topluluk inşası niyetiyle tercih edilmesi; su hattının, elektriğin, yolların büyük ölçüde kolektif emekle ortaya çıkması; ilk mescidin sadece ibadet değil, istişare ve sohbet mekânı haline gelmesi; kadınların bu sürece görünür görünmez katkıları… Bütün bunlar, Tahir Hoca'nın "mahallenin mimarı” olarak taşıdığı vizyonun parçalarıdır.

 

Erenköy'ün hikâyesi, şehirlerin sadece betonla değil; niyet, vefa ve ortak sorumlulukla kurulduğunu hatırlatmaktadır.


Yazarın Diğer Yazıları