YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
OSMANLI’YI KONYA KURDU
İki Yüzlü Muhafazakârlar ve Bir Adam Yaratmak
AFYONKARAHİSAR KİTAP GÜNLERİ
İnsanlığın Yükü: Hafızanın, Emanetin ve İadenin Sergisi
BİR GÜNE SIĞAR MI?
Ev gençleri sorunu ekonomik beka meselesidir
SU VE GELECEK
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
Konyaspor’da artık bütün yollar finale çıkıyor…
Özbekistan’da “9 Mayıs Xotira va qadrlash kuni’’ Anma ve Saygı Günü, Hatıra ve Kıymet Verme Günü
Türkiye-Suriye Kalkınma Hattı
Yolun Sonu Kupa Olsun
SAHİBİNİ ARAYAN MADALYA
5G NE KADAR GÜVENLİ?
AKŞAM OLMAKTA
Berkan Kutlu, Konya mutlu
Ateşkes mi, Sadece Bir Ara Mola mı? İran–ABD Geriliminin Gerçek Anlamı
ÇOCUK VE HAYAT - Çocuklar neden içine kapanır?
Sarı Lacivert Kemer
Konya’ya Bahar Geldi
İnsana İyi Gelen Melodiler
5816 KALDIRILMALI MI?
İRAN’DAN SONRA SIRA KİMDE?
Ramazan sadece bir ibadet mevsimi değil insanın kendine dönüş yolculuğudur. Bayram ise bu yolculuğun toplumsal tezahürüdür. Asıl mesele bu iklimin hayatın tamamına taşınıp taşınmadığıdır. Ramazan geldi. Gönüllerimize dokundu. Bizi yavaşlattı susturdu düşündürdü. Ve şimdi gidiyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da aynı soruyla baş başayız. Ramazan bize ne kazandırdı? Çünkü Ramazan takvimde yer alan sıradan bir zaman dilimi değil. İnsanı dönüştürmek için gönderilmiş ilahi bir eğitim sürecidir. Eğer bu süreç bir değişim üretmediyse orada sadece aç kalınmış susuzluk çekilmiş ama hakikat ıskalanmış demektir.
Ramazan unutan insana bir hatırlatmadır. Modern çağın en büyük krizi unutmak. İnsan artık kim olduğunu niçin yaratıldığını nereye yürüdüğünü unutan bir varlığa dönüşmüş durumda.
Ramazan bu unutuluşa karşı bir ilahi müdahaledir. Açlıkla insanın acziyetini yüzüne vurur. Susuzlukla bağımlılıklarını fark ettirir. İbadetle yönünü düzeltir. Bir gün boyunca bir yudum suya hasret kalan insan aslında ne kadar muhtaç olduğunu idrak eder. Bu idrak insanı secdeye götürür. Ve secde insanın kendini bulduğu yerdir.
Oruç yalnızca biyolojik bir açlık değildir. Oruç iradenin yeniden inşasıdır. Modern insanın en büyük zaafı irade zayıflığıdır. İstediğini hemen isteyen sabredemeyen erteleyemeyen bir yapı. Ramazan bu yapıyı kırar. İnsana dur demeyi öğretir. Hayır diyebilmeyi öğretir. Bir ay boyunca nefsine hakim olan insan aslında hayatının geri kalanına yön verebilecek bir disiplin kazanır. Bu yüzden Ramazan sadece bir ibadet değil bir karakter inşasıdır.
Ramazan kalbin yeniden inşasıdır. Ramazanın en dikkat çekici toplumsal etkilerinden biri merhamet duygusunun yeniden canlanmasıdır. Normal zamanlarda sertleşen ilişkiler Ramazanda yumuşar. Selam artar paylaşım artar hoşgörü artar. Bu tesadüf değildir. Çünkü açlık insanı başkasının halinden anlamaya götürür. Tok insan anlamaz ama aç kalan hisseder
İşte Ramazan bu hissi toplumsal bir bilinç haline getirir.
Ramazan paylaşmayı öğretir. Ancak burada kritik bir ayrım vardır. Paylaşmak sadece vermek değildir. İncitmeden vermektir. Bugün yardım mekanizmaları çoğu zaman bu inceliği kaçırmaktadır. Standart koliler sınırlı kartlar yönlendirilmiş harcamalar. Oysa ihtiyaç sahibi sadece aç değildir aynı zamanda onurludur. Osmanlıdaki sadaka taşları bu anlayışın zirvesidir. Veren bilinmez alan mahcup olmaz. Bugün yeniden bu ruhu inşa etmeden yardımın ahlakını kurmamız mümkün değildir.
Ramazan nimet bilincini kazandırır. Gündelik hayatın sıradanlaştırdığı nimetler Ramazanda yeniden anlam kazanır. Bir bardak su bir parça ekmek. İnsan iftar anında bu nimetlere kavuştuğunda aslında sahip olduklarının farkına varır. Şükür işte bu farkındalıkla başlar.
Ramazan sabrı öğretir. Ama bu sabır sadece açlığa karşı değildir. Öfkeye karşıdır arzuya karşıdır nefse karşıdır. Sabır modern insanın kaybettiği en temel erdemlerden biridir. Ramazan bu erdemi yeniden kazandırır. Ve sabır istikametin temelidir.
Ramazan Kur'an ile yeniden tanışmadır. Ancak mesele sadece okumak değildir. Anlamak ve yaşamaktır. Eğer Kur'an Ramazandan sonra hayatımıza yön vermiyorsa Ramazanın en büyük mesajı ıskalanmış demektir.
Bayram Ramazanın toplumsal yansımasıdır. Ramazanın ardından gelen bayram sadece bir kutlama değil bir sonuçtur. Bayram Ramazanda kazanılan değerlerin toplumsal hayata yansımasıdır. Bayram toplumsal barışı inşa eder. Küslükler biter dargınlıklar son bulur. Affetmek bireysel bir erdem olmanın ötesinde toplumsal bir ihtiyaçtır. Bayram bu ihtiyaca cevap verir. Bayram sosyal adaletin hayata geçtiği gündür. Fitre ve zekat ile zengin fakiri hatırlar fakir yalnız olmadığını hisseder. Ancak burada da niyet ve yöntem belirleyicidir.
Amaç sadece vermek değil gönül kazanmaktır.
Bayram kardeşliğin yeniden doğuşudur. Bayram ziyaretleri modern dünyanın unutturduğu bir değeri hatırlatır. İnsan insana lazımdır. Aile bağları güçlenir komşuluk yeniden canlanır. Bu temas toplumun ruhunu ayakta tutar. Bayram sevincin paylaşılmasıdır. Gerçek bayram sadece kendi sevincimiz değildir. Bir yetimin yüzünde tebessüm varsa bayramdır. Bir garibin gönlüne dokunulmuşsa bayramdır. Ramazan sona eriyor. Ama asıl mesele şudur. Ramazan bitti mi yoksa biz mi bıraktık? Eğer ibadetler devam ediyorsa kalpler yumuşamışsa hayatımızda bir istikamet oluşmuşsa Ramazan bitmemiştir. Ama her şey eski haline döndüyse Ramazan sadece yaşanmış bir hatıradır. Ramazan bir başlangıçtır. Bayram ise bu başlangıcın ilk meyvesidir. Asıl hedef bu iklimi bir aya değil bir ömre yayabilmektir.
Allah'ım bizi Ramazanı yaşayanlardan değil Ramazanla değişenlerden eyle. Bayrama ulaşanlardan değil bayramı hak edenlerden eyle. Kalplerimizi dirilt toplumumuzu ıslah et. Her günümüz Ramazan her gecemiz Kadir her halimiz bayram olsun.
YILDIRIM HAN BRE DOĞAN YETİŞTİK SABREDİN
NESİLLLERİMİZİ HAKİKATİN DOĞRULARIYLA YETİŞTİRMELİYİZ
KAYBOLAN NESİL DEĞİL KAYDIRILAN YÖNDÜR
ÇOCUKLARIMIZI NEYE KURBAN EDİYORUZ
GÜNDEMİNİ KAYBEDEN ÜMMET NESLİNİDE KAYBEDER
DİL BOZULURSA TOPLUM ÇÖZÜLÜR
İSLAM’DA İNSAN GEÇMİŞİYLE DEĞİL, İSTİKAMETİYLE ÖLÇÜLÜR
YANLIŞ TRENE BİNDİKTEN SONRA KORİDORDA TERS YÜRÜMENİN FAYDASI OLMAZ
BİZİM MUHSİN BİR ŞEHİDİN ARDINDAN KALAN MİRAS VE VİCDAN MUHASEBESİ
RAMAZAN MEKTEBİNDEN MEZUN OLMAK DEĞİL RAMAZAN’I HAYATA TAŞIMAK