Kuzey Makedonya'nın başkenti Üsküp'te Osmanlı döneminden miras kalan camiler ve külliyeler, sadece mimarileriyle değil, yaşattıkları temizlik ve toplumsal yaşam kültürüyle de dikkat çekiyor. Sultan Murad Camii ve Hatuncuk Camii başta olmak üzere bazı tarihi yapılarda, yüzyıllardır sürdürülen "havlu geleneği” bugün de uygulanmaya devam ediyor.

OSMANLI KÜLLİYELERİNİN ŞEHİR HAYATINDAKİ ROLÜ
Osmanlı'nın Balkanlar'daki hâkimiyeti süresince inşa ettiği külliyeler; cami, medrese, imarethane ve hamam gibi yapılarıyla şehir hayatının merkezini oluşturdu. Bu yapılar, dönemin Avrupa şehirlerinde yaygın olmayan temizlik, hijyen ve düzen anlayışını toplumsal hayatın bir parçası hâline getirdi.

ÜSKÜP'TE YÜZYILLARDIR SÜREN HAVLU GELENEĞİ
Üsküp'te bulunan Sultan Murad Camii ve Hatuncuk Camii'nde sürdürülen havlu geleneği bu anlayışın somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Camilerin şadırvanlarında veya uygun bölümlerinde, cemaatin abdest aldıktan sonra ellerini kurutabilmesi için temiz havlular bulunduruluyor.

TEMİZLİK VE ORTAK YAŞAM KÜLTÜRÜNÜN SOMUT ÖRNEĞİ
Duvarlara veya sütunlara asılan, bazı bölümlerde ise özel dolaplarda muhafaza edilen bu havlular, kullanıldıktan sonra sepetlere bırakılıyor ve yeniden yıkanarak tekrar hizmete sunuluyor. Bu uygulama, hem temizlik bilincini hem de ortak kullanım alanlarında sorumluluk anlayışını pekiştiriyor.

TÜRK-İSLAM MEDENİYETİNİN GÜNLÜK HAYATTAKİ İZLERİ
Yüzyıllar önce Osmanlı medeniyetinin Balkanlara taşıdığı bu kültürel mirasın, bugün hâlâ yaşatılıyor olması dikkat çekiyor. Osmanlı eserlerinin Üsküp'ün şehir kimliğine kattığı bu değerler, Balkanlar'da Türk-İslam medeniyetinin izlerinin sadece taşta ve mimaride değil, günlük hayatın içinde de yaşamaya devam ettiğini gösteriyor.



Fotoğraflar: Mehmet Bayram
Kaynak: Haber Merkezi