DOLAR
47,075 TL
EURO
53,938 TL
STERLİN
63,895 TL
GRAM
6.160 TL
ÇEYREK
10.212 TL
YARIM
20.202 TL
CUMHURİYET
40.002 TL

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek

- Güncelleme Tarihi:

 Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yeni Kapı ruhu diri olduğu sürece evvelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek.“ dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başkent Millet Bahçesi'nde "10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim" Programı'nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

Aziz milletim, Milliyetçi Hareket Partisi'nin değerli Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, siyasi partilerimizin kıymetli genel başkanları, şehitlerimizin muhteşem yakınları, kahraman gazilerimiz, sevgili gençler, hanımefendiler, beyefendiler; hepinizi en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin 10'uncu yıl dönümünde, 10 yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla, şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçesi'nde sizlerle bir aradayız. 'İrade bizim, zafer bizim' diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize 'hoş geldiniz' diyor, şükranlarımı sunuyorum.

Sizlerin vasıtasıyla 81 ilimizdeki 86 milyon vatandaşıma, farklı platformlar üzerinden bizleri takip eden vatan ve bayrak sevdalısı tüm kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum.

Sözlerimin hemen başında, o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle, kemal-i edeple yad ediyorum. Darbeci alçaklara karşı direnirken yaralanan 2737 gazimize şahsım ve milletim adına tek tek şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal eden 72 gazimize Yüce Allah'tan gani gani rahmet diliyorum.

O şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammedîler özgürce yankılansın, devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler. Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar, gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babalar bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı, helikopter ve F-16'lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, 'İman varsa imkân da vardır' dediler. Biz seferle mükellefiz, zafer Allah'tandır dediler.

'Bu ülkeyi ruhunu 1 dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz' dediler. Hani şair diyor ya; "Tarihin dilinden düşmez bu destan.

Nehirler gazidir, dağlar kahraman.

Her taşı yakut olan bu vatan,

Can verme sırrına erenlerindir."

İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler. Vatanımızın ebedi varlık mühürleri olan bütün şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun diyorum.

Yine burada, 15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına; jandarması, polisi, özel harekatçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize; ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum.

O gece, İstiklal Savaşı'nda şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece, asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece, göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. O gece, emperyalizme uşaklık eden haşhaşi çetesine karşı, bir asır önce olduğu gibi yine; 'Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım' dedik. Buradan aziz milletimi bir kez daha tebrik ediyor, bu yüce milletin bir ferdi olmakla onur duyduğumu, kıvanç duyduğumu tekrar ifade ediyorum.

Şunu lütfen unutmayınız; ihanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar. Tarih boyunca bu millete, bu devlete ihanet edenlere baktığınızda, karşınızda ruhsuz ve onursuz mankurtlar sürüsünü görürsünüz. Bunlardan hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında milli ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti olmaz. Bunlar millet ve memleketin azılı düşmanlarıdır.

Bunlar dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir.

Şimdi bakınız değerli kardeşlerim; FETÖ'cüler Ankara'da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekat Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı, TRT ve TÜRKSAT'ımızı hedef aldılar. İstanbul'da, ellerinde Türk bayraklarıyla darbeye direnen insanlarımıza kurşun yağdırdılar. Marmaris'te kahraman emniyet mensuplarımızı kalleşçe şehit ettiler. Milletin namuslarına emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar.

15 Temmuz gecesi sadece Ankara'da 149 kardeşimizi şehit verdik. 1508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız; tankların, helikopterlerin, F-16'ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere 'Emniyet binasını vurun' diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda, 7'si emniyet mensubu, 6'sı sivil olmak üzere toplam 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.

Şehitlerimizin hepsinin ayrı bir destanı var. O gece şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikayesi var. Özellikle yarınlarımızın teminatı gençlerimiz için, bu hikayelerden birkaçını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Sevgili gençler, bakın o gece burada şehit düşen vatan evlatlarından biri Polis Memuru Varol Tosun kardeşimizdi. Varol Tosun devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu: 'Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?' Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu: 'Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.'

Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına 'Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum' demişti. Annesine 'Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?' demişti. Babasına 'Ben şehit olmaya gidiyorum, çocuklarım size emanet' diyerek evden fırlamıştı. Yolda 'Nereye gidiyorsun?' diye soranlara 'Benim safım belli, ben Hakk'ın safındayım, namusumu korumaya gidiyorum' diyordu.

Polis memurumuz Hüseyin Kalkan yine burada vurularak şehit edildi. Arkadaşlarının anlattığına göre şehadet şerbetini içerken elleri kulağında ve kamet konumundaydı. Yüzünde ise huzurla dolu bir gülümseme vardı.

Volkan Canöz kardeşimiz 29 yaşında, henüz hayatının baharındayken yine burada FETÖ'cüler tarafından katledildi. Annesinin Allah ve Peygamber sevgisiyle büyüttüğü, babası da emniyet teşkilatımız mensubu olan Polis Memuru Muhammet Oğuz Kılınç ise 26 yaşında, gencecik bir fidanken burada şehit düştü. Şehit Emniyet Amirimiz Cüneyt Bursa 37 yaşındaydı.

253 şehidimizin tamamının, 2737 gazimizin her birinin daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak inanın yüreğimiz dayanmaz. Rabbim askeri, polisi ve siviliyle tüm şehitlerimizi cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin diyor, bizleri Liva-ül Hamd sancağı altında kendileriyle haşrü cem eylesin diliyorum.

Aziz kardeşlerim; genci yaşlısı, kadını erkeğiyle 15 Temmuz gecesi milletimiz muazzam bir destan yazmıştır. Davetimize icabet ederek sokaklara, meydanlara, havalimanlarına akın eden, tarlasındaki hasadını ateşe veren, iradesine, geleceğine, devletine canı pahasına sahip çıkan tüm kardeşlerimden razı olsun.

Çok acı çektik, çok canımız yandı. Yakın dostlarımız dahil çok sayıda kardeşimizi inşallah cennete uğurladık. Henüz 16-17 yaşındayken körpe delikanlılarımızı toprağa verdik. Fakat bu aziz milletin basiretinden, ferasetinden, duası ve desteğinden, Cenab-ı Allah'ın nusret ve inayetinden ümidimizi hiç kesmedik.

 

Kaynak: Haber Merkezi

Son dakika gelişmelerden anında haberdar olmak için WhatsApp haber grubumuza katılabilirsiniz. Yeni Konya WhatsApp haber kanalımız için tıklayınız!

Yorum Yap

Önemli Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan yenikonya.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Bu habere henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz yapın!
X
Yorum Yazma Sözleşmesi
“Sayfamızın takipçileri suç teşkil edecek, yasal olarak takip gerektirecek,hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, ahlaka aykırı, müstehcen, toplumca genel olarak kabul görmüş kurallara aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde hiçbir yorumu bu web sitesinin hiçbir sayfasında paylaşamazlar. Bu tür içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk yorumu gönderen takipçiye aittir. yenikonya.com.tr'ye yapılan yorumlar arasından uygun görmediklerini herhangi bir gerekçe belirtmeksizin yayınlamama veya yayından kaldırma hakkına sahiptir. Konhaber başta yukarıda sayılan hususlar olmaz üzere kanun hükümlerine aykırılık gerekçesi ile her türlü adli makam tarafından başlatılan soruşturma kapsamında kendisinden Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 332.maddesi doğrultusunda istenilen yorum yapan takipçilerine ait ip bilgilerini ve yapmış olduğu yorumları paylaşabileceğini beyan eder ”
BENZER HABERLER