Nabekâr, kelime anlamıyla "işsiz, güçsüz, boş gezen veya hayırsız" kimseleri tanımlamak için kullanılan, günümüzde unutulmaya yüz tutmuş eski bir sözcüktür.
Köken olarak Farsçadan dilimize geçmiştir ve iki parçadan oluşur:
Na- (نا): Farsçada olumsuzluk ekidir, Türkçedeki "-sız/-suz" ekine denk gelir.
Bekâr / Be-kâr (بکار): Buradaki "kâr" kelimesi kazaçtan ziyade "iş, güç, amel" anlamına gelir. (Evlenmemiş kişi anlamındaki "bekâr" ile kökeni tamamen farklıdır).
Dolayısıyla kelimeyi birleştirdiğimizde tam karşılığı "işsiz, bir işe yaramayan, aylak" demektir.
Kullanım Şekilleri ve Nüansları
Eski metinlerde veya Osmanlıca beyitlerde bu kelime iki temel anlamda karşımıza çıkar:
Gündelik Anlamı (Aylak/İşsiz): Herhangi bir mesleği veya uğraşı olmayan, vaktini boşa geçiren kişiler için kullanılır. ("Nabekâr takımı" gibi).
Mecazi/Ahlaki Anlamı (Hayırsız/Yaramaz): Sadece işsiz değil, aynı zamanda toplum içinde faydasız, güvenilmez veya kötü işlerle uğraşan, "hayırsız" kimseleri nitelemek için de bir sitem veya hakaret sözü olarak kullanılmıştır.
Karıştırmamakta Fayda Var: Kelimenin yazılışı ve okunuşu, evlenmemiş kişileri ifade eden "bekâr" kelimesini andırsa da, medeni durumla ya da evlilikle hiçbir alakası yoktur. Tamamen iş ve eylem üretmeme durumuyla ilgilidir.
Kaynak: Haber Merkezi